• bugün (216)
  1. topraktan gelenin toprağa yakıştığını bilirim, endüstriyel her şeyden uzak dururum ama yüzüne yoğurt sürmek bana hep garip gelmiştir. annemin eskiden cilde sürdüğü yoğurdun asıl amacı canlandırmak değil, yumuşatmaktı sanırım. bu tarz doğal yöntemler bereketli ama kimyası bozulmuş ürünlerden daha güvenli değil. bu tarz işlerde ölçüyü kaçırmadan, toprağın nimetine saygılı olmak lazım.
  2. eskiden annelerimiz süt ve tereyağını yüzüne sürerdi, şimdi moda oldu diye herkes yapıyor. neyse ki bozulmamış lezzet ve masumiyet hâlâ en güzel güzellik sırrı.
  3. dürüst olayım, süt ürünlerini makyajda falan görmek bana tuhaf geliyor. ne bileyim, sabah kahvaltıda yoğurt yerken aynı krem mi yüzümde? pek bana mantıklı gelmiyor. bazı uzmanlar 'cilt bariyerinizi yulaf ya da laktik asitle Yatıştın' diyor ama bence sadece pazarlama isteği. eczane dozajı insansız, mazolar çeşitlik zehir gibi cihada gerek yok ama bir cildin bütünlüğünün semtesinde mucize ilaçların alsın.

    sağlık demişken bunu oturmuşa, eczacı ceddim; yoğurt al onu yüzüne sür geç. söz beyin cildimiz gıda eritmez, vize yapısı endüstriyel ürün istiyor. en pratiği bode yine temel bir regülasyonla miktarı az buluyorum, lafı uzatıp kimi al bir kavanoz numarası. şekerim değil ama mütevazı bir losyon edindin mi borç aldın tamam.