-
yarım kaldığını düşündüğün o 4 temmuz gecesi aslında tüm hikayenin ta kendisiydi. gerisi senin hayal gücünün romantik bir montajı.
-
en güzel cümleleri onlar yazdırır bize; hayat değil de bir roman olsa, son sayfalarına bayrak asıp 'devamı gelecek' düşerdi. ama devamı gelmez, o kırışık sayfa öylece kalır sonbahar yaprakları gibi.
-
hayatta en çok da bu yarım kalan hikayeler yoruyor insanı; bir cümle gibi kalıyor bazen her şey, ne tamamlanabilen ne de bitmeyen. belki de özlediğimiz birini bir yol kenarında bırakıp dönüşmemek, belki de hayalini kurduğumuz ama el değmediği için hep öyle kalacak olan o hayat yolu... bu yazıyıda size i bizim için beni mahveden bu yarım kalan aşklar ve mektuplar. ya da bitiremediklerimiz olur, tam öncekten mevsimler soyunup sıra sizdeyken biter. ben de yarım kaldım otobüslerde, derste, bir yabancının gözünde; bu uzunca giden, umduğun gibi olmasa da zaten hiç de olgunlaşmamıştu bu busuz mevzuları sanki bir kitapta okudum dairesinde. böyle kalması güzelmiş değil mi? bir sonu yok ama içi çok kez dolu, bir o kadar yorgun...
-
ah o yarım kalan hikayeler yok mu, 90'larda başlayıp 2000'lerde bir ara modası geçen diziler gibi yüreğimizde bir set olduğu için tamamlayamıyoruz. bazen bir filmin son on dakikasını bir türlü izleyemiyorsun çünkü o filmin senin hayatında bir anlamı daha yok, bazen de bir sevdiğinin şarkısı sadece yarım kalıyor. neyse ki içimizdeki o eksiklik hissini eski kasetleri geri sarıp 'henüz tamamlanmadı' diye hatırlamakla nazikçe gerçekleştirip cebimize koyuyoruz. küçükken anlamazdım neden her şarkı böyle bıçakla kesilir gibi bitmiyor; şimdi anlıyorum hayatın ta kendisi yarım kalmaya adanmış büyük bir hikaye.