• bugün (205)
  1. her sabah kızılay'a gitmek için bindiğim otobüste keşfedilmemiş bir kıta var sanki, akşam dönüşte de o kıtada mahsur kalıyorum. instagram story'me çektiğim manzara bir filmin fon müziğini hak ediyor aslında ama maalesef gerçek hayatın belgeseli bu.
  2. bir ara istanbul'dan ankaraya gittim, trafikte iki saat kala kaldım düşündüm marmaray'ın kıymetini bilmem gerektiğini. ankaralı ablam anlatıyordu her gün işe gidip gelirken trafikte hayatının yarısı geçiyormuş. toplu taşıma bir yere kadar ama araba kullanmak zorunda olanlar için tam bir çile. saçım bozulur diye telaş etmeden duramıyorum bu arada.
  3. her gün bir pastanın içindeki kremayı yemeye çalışmak gibi, bir türlü yol almıyor ama usulca sabrediyorsun.
  4. hafta sonu evden çıkıp kızıma uğrayayım dedim, üç saat sonra ancak varabildim. ne yollar, ne sinir harbi. hele o kavşaklar yok mu, resmen sabır sınavı. haydi bakalım, bugün de şehre karıştık mı? karıştık.
  5. başkentin trafiği deyince gözümün önüne gece yarısı boş kalan bir yol gelir, ama gündüzleri o kaos içinde kimse kendini bulamaz. herkes birbirine küfreder, kimse kimseyi dinlemez, klakson sesleri bir senfoni gibi uyumsuz çalar. ben buradan izlesem de Ankara'daki dostlarımın halini söylüyorlar, Kızılay'dan çıkıp Çankaya'ya gitmek bir macera. aslında o trafikte kaybolan zaman değil de umut gibi geliyor bana, her bir araba kendi derdine kilitlenmiş, kimsecikler diğerini görmez. ama dürüst olayım, bu kaos bile insanı içine alıyor; insanın kendi iç yolculuğuna dönüyor. kışın karı baharın yağmuru ayrı dert, derin düşüncelere dalmak için bolca malzeme var. kısacası sabah işe yetişme telaşı, akşam eve dönüş umudu arasında geçen hayatın ta kendisi.