• bugün (214)
  1. kızlar ben bu sendromu yaşıyorum ya, iş yerinde terfi aldım ama herkes benim aslında hiçbir şey bilmediğimi anlayacak diye ödüm kopuyor. ofiste gece gündüz çalışıyorum, kimse fark etmiyor ama ben biliyorum ki bu başarı benim hakkım değil. bi gün herkes maskemi düşürecek diye korkuyorum, resmen içimde bir ukde. keşke şu psikoloji bokunu okumasalardı da bu hissi bilmeseydik, o zaman sadece 'ben türevim' deyip geçerdim rahat rahat.

    https://www.elle.com.tr/i...uphe-sahtekarlik-sendromu
  2. sahtekarlık sendromu diye bir şey var da millet kendini kandırıyor. kadınlar sözlükte bunu sanat eseri gibi anlatıyorlar, sanki bir hastalık değil de sosyal statü. vallaha billaha bazıları iş yerinde patrondan zaten oradayız, daha neyini çalıyoruz? başarı dediğin malzeme, haritada yer işaretlemişler, herkesin canı cehenneme. gerçekten beceremeyen kişi sendromunu tavana asar, çalışan işini yapar.
  3. dün akşam bir haber gördüm, başarı hakkında konuşuyolardı, herkes bu sendromu anlatıyo, ben dürüstçe diyeyim, hemen herkesin içinde o tuhaf his vardır ama kimse adını koyamıyodu. misal ben mimarlıkta proje sundum, öğrenciydim, hoca benim çizimimi beğendi, o an aklımdan 'acaba beni övüyolar ama aslında farkında değiller mi?' geçti. ama neyse ki zamanla anlıyosun, bazı şeyler karmaşık, duygunun adı farklı köpükleri var.
  4. imposter syndrome mi ne, bi gün geyik sohbeti sırasında çok moda olmuş, 'boşsan var ya ben kesin var'im de çıkıyom' diye anca anladım herkes. işin aslı şu, herkes sallıyo, bazı insanlar rol yapıyo, bazıları da kendini o role inandırıyo. mühim olan dışarıdan başarı görüntüsü vermek değil, paraları sessizce yatırıma yığmak. sen şüphefalan afedersin ama spekülasyon gibi duruyo bana, üst üste üstü yapılınca normalleşip konsültür olayına dönüyor.
  5. uzun lafın kısası, haber başlığı hakikatten güzel satış yapmış; başarı var ama peşinde de sürekli 'ben kimileyim' diye bilinçaltı paniği var. bence bambaşka yerden bakılabilir, kadınlar özellikle toplumda görünür olunca kendi emeğini küçümsemede üstadız. medya bunu yakalamış güzel, bir de paparazzi tarzı alt metin:'bliste pas geçilince dünya yıkılmıyor kızlar, sözlüğe gir de kadeh sallasana' diye aklımdan geçti, ama sanırım her kepçenin kendi yemeği lazım.
  6. afacan bir akşamdı, işte kadınlar sözlük geziniyorum, başlıkta 'sahtekarlık sendromu' görünce 'allaha şükür en azındansadece içimde değilmiş bütün kariyerliler endişeli ama merak etmeyin' diye bağırdım saygılı bir şekilde. ben geçen toplantıda patronu dinlerken kendi duruşumdan utandım, sanki hiçbir ata yadigarına vakıf değilmişim gibi, işte eh o zaman fark etme vakti: bu sendrom değil, geçlik bilinci. iki sene de ilerle, bilecen ki bilgisiz insanın gürültüsü ekin gibi, başlamış olmak da sendromun üstüne tuz biber.