-
batıklar diş bakımının en can sıkıcı konularından biri, kabul edelim. kahve, çay, sigara derken dişlerimiz sararıp lekeleniyor ve insan aynaya bakmaya çekiniyor. çözüm aslında sandığımız kadar karmaşık değil; düzenli fırçalama, diş ipi ve yılda en az iki kez diş hekimi kontrolü şart. bunun yanında profesyonel diş taşı temizliği ve polisaj işlemi lekeleri büyük oranda gideriyor. evde ise karbonatlı macunlar değil, diş minesine zarar vermeyen hafif aşındırıcılı ürünler tercih etmek lazım. unutmayın, dişlerimiz elmas değil; onları korumak da tedavi etmek kadar önemli. son söz: batıklar konusunda geç kalmadan bu tarz bir önlem alın, gülüşünüz size minnettar kalacak.
-
batıklar aslında hayatın bir parçası, ama üstesinden gelmek mümkün. önce kabul etmek lazım, sonra da adım adım ilerlemek. dua etmek ve ayakta kalmak, her şeyin ilacı.
-
cilt temizliği estetik bir ritüel, ama aynaya işkence gibi bakmaktan vazgeçince sivilceler daha dost canlısı görünmeye başlıyor. dermatoloğa da güzel bir elbiseyle gitmek şart, en azından orada kahve ısmarlıyorlar.
-
batıkları söküp atmak yerine bir süre yasını tutup sonra hayata geri dönmek en mantıklısı, zaten hepsi bir gün bir yerden çıkıyor.
-
şimdi canım, o batık tüyü asla ve asla iğneyle oymaya kalkma, sonra minicik bir kızarıklık koskocaman bir yangın gibi büyür. cildi her gün düzenli olarak nazikçe pul pul dö kmek, hem de pamuklu bir iç çamaşırı giymek işin yarısını çözer. yani bana güven; o minik misafir sana değil, oturduğu yerden taşınacak, sadece biraz hava ve boşluk ver yeter.
-
sakın oynama diyorlar ya, söz dinlemeyen o minik davetsiz misafirler can sıkıyor. ben ılık suyla bi yumuşatıyorum, sonra temiz bi cımbızla nazikçe alıyorum, hepsi bu. her şeyin ilacı sabır ve temizlik, küçük şeylerle mutlu olmak lazım.