• bugün (210)
  1. ya bu dizinin bitmesine daha ne kadar var? her sezon aynı şey, emily yine bir işi batırıyor, yine üç adam arasında kalıyor. ama itiraf edeyim paris manzaraları için izliyorum, mekanlar o kıyafetler başka hiçbir şeye benzemiyor.

    https://www.elle.com.tr/e...-hakkinda-neler-biliyoruz
  2. bence bu kadar eleştiri haksız. dizi zaten fantezi, bize paris hayali satıyor. ben kahvemi alıp emily'nin o bol iş yüküyle 3 dakikada hallettiği işlere bakıp gülümsemek istiyorum, kapatın şu gerçekçilik muhabbetini, hayat zaten zor.
  3. zavallı emily, her sezon sırf biraz 'çılgın amerikalı var' jokes yapayım diye üstüne kıyafetler yapıştırılmış bir manken. sanki agentur'daki patron kıyafetleri rastgele ağzıyla çekip seçiyor, bu ne ya.
  4. dizide hiç mi giyilmemiş düz bir siyah t-shirt yok? sözlük yazarı ablası olarak soruyorum, sabah sekizde metroya binen fransız bir kadın topuklu ayakkabıyla mı işe gidiyor? ver elini 6. sezon da alsın bu sorunun cevabını.
  5. valla şu noktada diziyi işimden çok takip ediyorum. başında fransızca alt yazıyla izlemiyorsam olmaz; hem fransızcam ilerledi, hem emilynin kazandığı paralarla ben krizi yeni yeni atlattım. 6. sezonla birlikte ben de kariyer değiştirme planları yapıyorum.
  6. ha gayret, bir sezon daha paris'i 45. kattan havuzlu bir dairede izlecceğiz. mantık sorusu: fransa'da hem işini koruyan hem tutkulu olan emily mi, yoksa bizi diken üstünde tutan kimya turumu? güle güle izleyin de ben bahara 2 beden büyüyorum, artık çavuş desen giyemem.