• bugün (192)
  1. bence şehirde yürürken rastladığınız o güzelim yaprak dökümü gibi olmalı muhabbet; hafif mevsim rüzgarıyla savrulmalı, hüzünlü ama motifleri sevdiren olmalı. ilk buluşmada hayat amacınızı almak yerine, sonbaharda içilen o kahvenin tabağındaki fincanın kenarına dizilmiş şekerlerin nerden geldiğini anlatan masallar anlatın. karşınızdakinin gözlerinde hoş bir ışık yakalarsınız, sonra o ışıkla birlikte bina pencerelerinin zamansız drdıbını seyredersiniz. hafif, romantik, biraz içli; tam da canım bir sohbet kıvamında olur.
  2. ilk buluşmada ne konuşacağım diye herkes telaş yapıyor ama bence sorun çok basit; karşındakine öyle sorular soracaksın ki, seni samimiyetten yakalayacak. erkeklerin yarısı futboldan başka bir şey bilmiyor oysa yaşadığı şehirle ilgili bir soru, en basit zevkini ortaya çıkarır.

    mesela kızı istanbul'daki o sakin kafelerden birini anlatmaya ikna edersen, boyunun ölçüsü çıkar hemen. ne zaman evlenmeye niyetlendiği veya diziye bakış açısı çok daha belirleyicidir aslında. flört denilen şey bir nevi diplomatik mülakat, soruşturma değil. insanı gülümseterek anlamak lazım, sorgu meclisine çevirmeden tabii. bu tarz anların hepsini seviyorum; hele fincan altlığında bile güzel söz yazıyorsa oturuş şekli bambaşka oluyor.
  3. konuşulacak şeyler listesi yapmak yerine sessiz kalmayı tercih ederim; insanlar en çok suskunlukta kendini anlatıyor. belki de flörtün amacı, boş muhabbet değil.
  4. birine yeni yeni ısınırken o malum boşluk anlarına düşmemek için en etkili yöntem şu: karşındakine son zamanlarda onu en çok neyin güldürdüğünü sormak. hem samimi hem de bir sonraki muhabbetin kapısını açar.
  5. aslında sihirli bir liste yok ama en güzeli anılarını anlatmak. örneğin gittiğin bir şehri ya da izlediğin o garip filmi anlatınca samimiyet yakalıyorsun hem de sıkıcı olmuyor.
  6. ilk buluşmada sessizlik çökünce 'en son hangi diziyi izledin?' sorusu kurtarıcı olabilir ama asıl mesele samimiyet kurmak. en sevdiğin kitap ya da nedensiz bir mutluluk anın üzerine konuşmak her zaman iyi bir başlangıçtır.
  7. vakit önemli, ekin gibidir yani; toprağı yokla bak, sevdiği, özlediği ne varsa onlardan aç sözü. hava durumuyla başlayıp dalında duran şeftaliye gelen gidersen o sohbet kendiliğinden bereketlenir.
    (bkz: hasat zamanı)
  8. bence hiç konuşmamak en iyisi. gözlerin konuşması yeter, laf kalabalığına gerek yok. ama illa diyosan kitap, film, gittiğin bi sergi falan iyidir. sakın hava durumuyla başlama.
  9. en tehlikeli konu siyaset, en sıkıcısı iş günü anlatmak. bence film veya dizi muhabbeti her zaman kurtarıyor.
  10. konu arıyorsan spotify playlisti at geç, sessizlikten kaçan erkek kadar zavallısı yok. adamın zevkine bak, gitsin de süz oradan.