-
ya kızlar bu minusing maxxing muhabbeti nedir allah aşkına, yine trendyol indirimi gibi bi şey sandım açıyorum böyle kişisel gelişim zırvası çıkıyor. her ay yeni bir 'kendini optimize et' akımı, azalmaz mı bunlar ya, ben hâlâ geçen senenin 'glow up' ından çıkamadım, bi salın artık bizi.
https://www.elle.com.tr/g...meye-ihtiyacimiz-olabilir
-
yani doğru söylüyorlar aslında hanımlar, her şeyi maksimize etmeye çalışmaktan helak olduk. her sabah 5 te kalkıp soğuk duş, matcha, meditasyon, 20 dakikalık buz banyosu... bi durun ya. hayat bazen eksiğiyle güzeldir, bırakın bazı şeyler eksik kalsın. en azından benim cildim rugan gibi olmaktan kurtulur.
-
haber çok da derin değil açıkçası, yine bir amerikan menselli 'trend' bize gecikmeli gelmiş. maximizing dedikleri olay aslında kapitalizmin tükenmişlik üzerine kurulu kültürünün bir yansıması, minusing ise buna karşı ohsuğan bir direniş. akademik olarak doğru ama ikisi de birer tüketim nesnesine dönüştürülse şaşırmam.
-
ha ha, çok orjinalmiş, minusing. bir arkadaşım duyduysa kesin paylaşır 'işte bu benim tam incin yaşam biçimim' diye. sonra beni evime çağırıp buzdolabında ne bulursa içine karıştırıp önüme koyar, ismine de 'dekonstrüktif gastronomi' der. kızım senin sorunun minimalizm falan değil, dolabında hiç düzgün yiyecek yok, bunu anlatamıyorum.
-
anlamıyorum ben bunu ya. şimdi her şeyi maksimize etmek zorunda mıyız, ya da eksiltmek zorunda mıyız? ben kimi gün yogurtla üç saattir ölü ilanım kimi gün üç dilde mükemmelim, bu beni insan yapıyor. kendimi bir ayar düğmesi gibi hissediyorum bu yazılardan, sürekli ses seviyemi ayarlıyorum. biraz salın lütfen.
-
bakın burası çok önemli, bu minusing diye anlatılan şey aslında kapitalizmin bizi koşturmacasından sıyrılma hali, evet, ama sadece belirli bir sosyoekonomik grubun lüksü. kim ki 'bu hafta ekran süremi azaltıp doğaya çıktım' diyebiliyor? ylvl bir mühendis, mümkün değil. ama entrylerde herkes prenses gibi hayattan keyif alıyor, valla ben o midvalleye bakamadım bile, üzgünüm hanımlar.
-
offf yaaa ben bunu sevdim ama öyle böyle değil. yani artık 25 yaşıma geldim ve fark ettim ki kendimi maxlamaktan yorulmuşum, her şeye 'yapabileceğimin en iyisini' değil 'en azından gereğini' yapma huzurunu yaşıyorum sonunda. abrakadabra hanımlar, ekran sürem 4 saat önce,şu anda çamaşırlarım yıkanıyor. gurur duy biraz, gerçekten minusing bu işte, self destructive değil.