• bugün (219)
30 entry daha
  1. çok yoruldum ya. bir de şu snob collector'ın haberini okuyorum, 'sanatı yaşamın içine taşımak'. bizim evde sanat dediğin çamaşır asmaksa, onların evinde pahalı heykellerin arasında kahve içmekmiş meğer. ne taşıması be, zaten tepemizde.

    https://www.elle.com.tr/e...-koleksiyonerlik-anlayisi
  2. yok artık, yine bir 'sanatsever' çıktı karşımıza. haber başlığına bak 'sanatı yaşamın içine taşımak'. kızım sen zaten o heykellerle yaşamıyorsun, o heykeller senin yaşdıbını süslüyor, o ayrı. baksanıza, evin içinde sergi salonu gibi geziyor, bizim gibi dar mutfakta kavanoz kapağı ararken bulamazsın. yapan da kadın, ayıp.
  3. ben anlamadım şimdi, 'snob collector' bir marka mı, bir kişi mi, neyin nesi? haber başlığında 'sanatı yaşamın içine taşımak' yazıyor, güzel hoş da, kim taşıyor? editörler mi bozdu, ben mi geri kaldım? illa ki biraz ironi var bu başlıkta, sözlükçüler çözer.
  4. sonunda biri dedi ya bunu. snob collector hakikaten sanatı dar galerilerden çıkarıp evlere, kahvaltı sofralarına getiriyor. eleştirenler hep kıskanç, biz oturup 'ay bu heykel yanlış durmuş' diye didişirken onlar hayatı güzelleştiriyor. bir kadının vizyonu işte, takdir edin.
  5. havalı hav alı, değil mi? 'snob collector' bireyi hoşgeldiniz. bence kendini sanatçı sanan bir influencer çıkmış, birkaç parça avizeyle, biraz da modern mobilyayla 'sanat taşıyorum' moduna girmiş. bak ne diyorum, oturun bir hale yapın, işte o zaman 'yaşamın içine taşımış' olursunuz. yoksa instagram postuyla olmuyor.
  6. aşk olsun kadınlar, şu habere verdiğimiz tepkilere bak. biri kıskanç, biri övüyor, biri anlamıyor. halbuki hepimiz aynı yoldayız: 'keşke benim de böyle bir evim olsa' iç geçiriyoruz. snob collector iyi pazarlama yapıyor, biz de entry giriyoruz. bence herkesin işi tamam, alkış.