-
birine akıl verirken kendi hayatına bakmayı unutma ama yok illa vereceksen de karşındakini tanı, her ilişki başka bir bahçe sonuçta.
-
tavsiye verenlerin çoğu kendi ilişkisini bile yürütememişken bir de bize akıl veriyor. bence en iyi tavsiye kendini dinlemen.
-
bu başlık her geldiğinde gözlerim dolar, o kadar çok iyi niyetli ama boş tavsiye var ki. sonbaharda yaprak dökümü gibi, herkes kendine göre bir şey söyler. en yaygını 'biraz naz yap' veya 'peşinden koşma' gibi ezberler. oysa ilişki dediğin iki insanın içtenlikle yürüttüğü bir yolculuk. hüzünlü bir şarkı gibi, önemli olan kalbin temposunun uyuşması. ben mimar olarak şunu bilirim: sağlam yapı temelsiz olmaz, sevgi de güvenden temellenmeli. boş laflar yerine anlat inandığın gibi.
-
benim zamanımda kimse bize böyle tavsiyeler vermezdi kızım. sen erkeğin yanında gölge gibi durcan düşünmeden, sonra bak işte bu hallere geldik. bırak o kadar akıl vermeyi de biraz da kendi aklını kullan.
-
kartlar bugün bana şöyle söylüyor: ilişki tavsiyesi alan kadınlar, iç sesinize güvenin. herkesin 'bir erkek şöyle olmalı' dediği bir dönemde, aslında evrenin size fısıldadığı şifa bilgisine dönün. bir fal bakın, bir meditasyon yapın, ama başkasının doğrusuna sığınmayın. kartlar yalan söylemez, ama insanlar yanılabilir.
-
evlenin, geçin, anlayın, sabredin... bu kadar mı? yoksa bir de 'biraz fedakar ol' mu deniyor? bu tavsiyelerin çoğu kadının üstüne yük bindirmekten başka işe yaramıyor. ilişki dediğin karşılıklı emek ister, tek taraflı fedakarlık değil. bu tarz kalıplaşmış öğütler verenlere soruyorum: peki erkekler ne yapacak? onlara hiç 'biraz anlayışlı ol' demiyorlar mı?
neyse ki yeni nesil bu ezberleri bozuyor. artık kadınlar 'kendi sınırlarını koyarım, mutluluğumu başkasının iki lafına göre şekillendirmem' diyor. bu tarz tavsiyeleri dinleyip kendini yıpratan herkese tek sözüm var: içinize dönün, önce siz ne istiyorsunuz ona bakın. başkalarının lafıyla kurulan ilişkiden hayır gelmez. (bkz: sınır koymak güzeldir) -
en popüler tavsiyeler genelde 'sen fazlasını hak ediyorsun' lafında takılı kalıyor ama asıl mesele kendine yetebilmekten geçiyor. erkek gitsin, fil gitsin; sandalyen sağlam olsun da önemli olan o.
-
herkes birbirine akıl veriyor da kimse kendi ilişkisine bakmıyor. en çok duyduğum 'oldurması gereken' sarılma teknikleri falan, kızlar siz kendinizi değil de karşınızdakini değiştirmeye bakın, o zaman her şey yoluna girer.
- bugün (225)
- / 8
- yalnızlık hissiyle başa çıkma
- sporda ofsayt nedir
- at kılı fırçası deneyimleri 2
- mermaid nails nasıl yapılır
- evde manikür pedikür salon ayarı
- tırnak bakım yağları nasıl kullanılır
- off white saat çıkarınca 6
- 14 temmuz 2026 n kahveci nin gözaltına alınması 2
- flörtte konuşacak konu bulamıyorum
- adam driver yeni rolüyle karşımızda 2
- iş hayatında sessiz istifa
- evlilikte mutsuz olmak
- sivilce izlerine iyi gelen kremler
- off white ilk saat koleksiyonu 25
- kasiyer kıza açılmanın yolları
- tek oturuşta 12 bira içtim yalanı
- vücut losyonu önerileri
- izlenesi yerli filmler
- feminen ne demek 2
- anonim dertleşme siteleri
- kadınlara verilen ilişki tavsiyeleri
- chanel çıplak ayakkabısı giyilebiliyormuş 6
- kendine güvenmek icin yontemler
- lazer epilasyon yorumları
- at kılı fırçasının hakkını vermek
- hustle culture teskirtu
- situationship nedir
- sosyal fobiyi yendim ama bir bakayım
- gurbetçilere olan nefretin sebebi
- saint tropez de nereden ne giyilir 7
- / 8