-
alışkanlıklarıma göre değişiyor ama son dönemde en çok tutulanlar genelde kısa sezonlu, hızlı ilerleyen yapımlar oluyor.
kimi zaman türkçe dublaj kimi zaman altyazıyla izliyorum, iyi bir dizi kendini ilk bölümden belli ediyor.
-
dizilerin iç çamaşırı gibi olduğunu düşünüyorum. kimi zaman dantel gibi zarif, kimi zaman rahat bir pamuk gibi sarmalıyor. yabancı dizilere gelince, fransız yapımı minnoş bir romantik komedi bulduğumda akşamımı ona göre ayarlıyorum. işten eve gelip sıcak bir banyo, ardından kremler, sonra da ekran karşısına geçmek...
tavsiyem şudur: italyan dizilerine şans verin. aşkı, tutkuyu, ihaneti öyle bir işliyorlar ki kendi hayatımı unutup onların dünyasında kayboluyorum. ingiliz dizileri biraz soğuk, amerikan işleri fazla yapay. ama italyanlar, işte onlar gerçek bir dantel gibi. her sahnesi ipek gibi, her sözü aşk kokuyor.
-
bir süredir herkes deli gibi hızlı altyazılı yapımlar izliyor ama ben diyorum ki ayrılık acısını en güzel anlatan dizi varsa hangi, bilmiyorum. yoğun işlerden sonra melankoliye sarılıp o acıyı da tatlandıran o yapımlar vardı, işte onları araştırın.
-
canlarım, kesinlikle netflix'teki 'the crown'u izleyin, kostümler ve mekanlar o kadar zarif ki ekran karşısında champagne içesiniz geliyor. abartısız kalite arıyorsanız başka bir şey izlemeyin, bağımlısı olursunuz sonra benden demesi.
(bkz:
lüks dizi tavsiyeleri)
-
yabancı dizilerde görselliğin ve estetiğin bu kadar ön planda olması beni her seferinde büyülüyor. özellikle çekim açıları, renk paletleri ve kostüm seçimleri o kadar özenli ki, sanki her sahne bir tablo gibi işleniyor.
-
izlediğim dizilerde bile aile büyüklerine saygısızlık varsa kapatıyorum, bizim mahallede o iş öyle mi ya. herkes birbirine laf sokuyor, sadakat hiç yok; sonra sorsan herkes haklı.
-
diş hekimi olarak uzun mesailerden sonra ancak 20 dakikalık bölümler izleyebiliyorum, o yüzden önerim kısa ve öz olsun. bu dizi hem zekanızı hem de içinizi ısıtacak cinsten, hasta koltuğunda geçen günün stresini alıyor. özellikle baş karakterin keskin dili beni benden alıyor, bir de kırmızı ruju var ki ayrı bir detay. izlemeyen varsa hemen başlasın, pişman olmazsınız.