• bugün (102)
  1. gece üçte ekranın ışığı odaya vururken yerli bir dizi izlemek, bir nevi kendi yalnızlığına ortak arıyorsun demek. replikler bazen sudan çıkmış, müzikler bazen fazla ama o tanıdık sesler insanın ruhuna bir battaniye gibi örtülüyor. istanbul'un gürültüsünden sonra o sakin ekran, karanlıkta parlayan bir pencere. izlerken aslında diziyi değil, kendi içindeki sessizliği dinliyorsun.
  2. akşam yemekten sonra koltukta çayını alıp bir yerli dizi açmak kadar huzur veren bir şey yok bence. hele ki o sahneye bir de battaniyeyi çektiysen tamamdır. evde çocuklar gençler bilgisayara kaçmış, sen tek başına o pembe hayatlara karışıyorsun. sanki onların sofrasına oturmuşsun gibi.

    ben yıllardır şunu bilirim: yerli dizi insana kendi evinin düzenini hatırlatır. sadakat, saygı, aile bağları hep oradadır en az bir sahnede. kaynana görümce ilişkileri de cabası. bu yüzden eleştirenlere kulak asmayın, ben aklarım yeşillerim dizimin önünde oturur rahat bir şekilde ve kimse bunu benden almaz.