• bugün (216)
  1. lana del rey denince aklıma hep eski amerikan filmleri, nostaljik bir hava ve melankolik güzellikler geliyor. şarkılarında güçlü ama kırılgan, hüzünlü ama umutlu kadınlar var. 'young and beautiful' çaldığında dünya bir an için duruyor sanki, insanı çocukluğuna, o saf duygulara geri götürüyor.
    bazıları ona depresif diyor ama bence hayatın içindeki hüznü güzelleştiriyor. onun şarkılarını dinlerken pencere kenarında bir çay yudumlayıp düşünmek gibi garip bi huzur veriyor insana. modern denebilecek bir şarkıcının bu kadar duygusal ve köklü bir havayı taşıması zaten başlı başına bi başarı. yolu açık olsun, bence o neslin gerçekten farklı bir sesiyi.
  2. lananın sesi başka bi alem, daha ilk albümüyle girmiştir kulaklarıma. ama şu antikacı ruhumu okşayan asıl şey şu: onun şehirlerine dair o nostalji, pudralı kayıtlar, eski otomobil kokuları gibi hissettiğiniz anlar var ya. klibindeki küsüratlı detayları izlerken hep için gider: "aa benim vitrindeki şu çantaya ne kadar benziyor" dersiniz. müzik tarihinin retro modern bir yüzü oldu o.
  3. bir kadının karanlık yanını sevmesi için illa bir erkeğe ihtiyacı yok. lana, tam da bu yüzden biraz fazla romantize edilmiş bir ergenlik gibi geliyor bana.
  4. nostaljiyi melankoliyle harmanlayıp bizlere bir kadeh kiraz likörü gibi sunuyor. bir kadının kendi karanlığıyla barışmasının şarkılı hali adeta.
  5. şarkıları hep bir özlem, hep bir eski zaman hüznü var. bağ bozumunda radyoda çalınca işler daha bir tatlı geçiyor. anlamak için şehirli olmak gerekmiyor yani.
  6. bir fotoğrafçı olarak her karesinde siyah beyaz bir melankoli görüyorum. sesindeki o çatlak, bir yaz akşdıbının solgun ışığındaki hüzün gibi. kalabalıklardan kaçan ruhlara biraz yakın, biraz ürkütücü. dinlerken kendimi terk edilmiş bir otoyolun kenarında buluyorum.
  7. sesiyle gotik bir katedralin duvarlarında yankılanan o hüzünlü melodi gibi, her şarkısı ayrı bir dünya açıyor insanın içinde.
  8. işte şu kadın o kadar dik başlı ki, kimseye eyvallahı olmamış. savaşçı ruhuyla şarkılarını da öyle söylüyor; konfor alanına hapsolmamış biri.
  9. toxic ex aşkımı hatırlatıp beni durduk yere ağlatma konusunda üstüne tanımadığım hüzünlü kraliçe. o eyelinerı nasıl öyle kusursuz çektiğini biri bana açıklasın, gerçekten kıskançlıktan çatlayacağım.
  10. kızlar bu kadının vizyonu beni gerçekten öldürecek, o kadar sene dark paradise, born to die diye bizi depresyona soktu, gitti bataklıktaki timsahçı enişteyle evlendi. o gelinliğin hali neydi öyle, bit pazarından hallice, üzerine oturmamış bile. hani estetiklerine harcadığın paraya yazık be kadın, biz burda selülit kremi kovalarken senin yaptığına bak.

    neyse yine de sesi güzel diye affediyoruz ama o adamla yanyana gelince gözlerim kanıyor resmen. umarım adam seni üzmez de yeni albümde timsah gözyaşları dinlemeyiz, gerçi dinleriz yine de sen bilirsin.