• bugün (102)
  1. ayy yine mi amerika yine mi paris hanımlar, bırakın allasen şu elbise muhabbetini de biraz kendimize gelelim.

    https://www.elle.com.tr/m...robuna-parizyen-bir-bakis
  2. paris her zaman paristir, new york da her zaman new york; bu kadar basit hanımlar uzatmayalım bence.
  3. valla ben sabah 7'de işe giderken bunların hiçbirini düşünemiyorum, gardırop muhabbeti biraz zengin işi açıkçası.
  4. amaaan fransız da olsa amerikalı da olsa sonunda hepsi pazardan penye alıyor, inanmayın siz bu havalı çekimlere.
  5. of gerçekten mi bunu mu konuşuyoruz şimdi, dünyada savaş açlık varken elbise karşılaştırması biraz lüks kaçmıyor mu hanımlar.
  6. yani kadın hep kadın işte, istersen fast food ye istersen kruvasan, tarzın oturmuşsa her yerde şıksın canım.
  7. paris'te bir kadın olarak söylüyorum, amerikan gardırobu diye bir şey varsa o da ancak bizim eski püskü çamaşır sepetimizin parizyen versiyonudur canım. yani pardon da, ne demek istiyorlar tam olarak, biz mi onlara bakıyoruz yoksa onlar mı bize özeniyor, çok karıştı kafam, hemen bir kahve söyleyin bana.

    https://www.elle.com.tr/m...robuna-parizyen-bir-bakis
  8. yine mi avrupa'nın amerika'ya üstten bakma seansı, sıkıldım artık bu eziklik kompleksinden. herkes istediğini giyer kardeşim, paris de moda başkenti olabilir ama new york'un enerjisi hiçbir şeye benzemiyor, bırakın artık bu çamur atmayı.
  9. iki farklı kıtanın giyim kültürünü karşılaştıran bu haber aslında giyimin sadece estetik değil aynı zamanda sosyolojik bir olgu olduğunu gösteriyor. amerikan pratikliği ile fransız zarafeti arasındaki denge, aslında modern kadının ikilemini yansıtıyor bence.
  10. amerikan gardırobu derken bedenime yapışan o lularoe taytları mı kastediyorlar, yoksa koca montlu, üç katlı, kendimi kaybettiğim oversize sweatlerimi mi? parizyen bakışmış, ben sabah 7'de işe yetişmeye çalışırken kimse bana bakmıyor valla.