-
bacaklarımı o kadar hırsla fırçalıyorum ki selülitler gitmedi ama yakında sürtünme kuvvetinden alev alıp evi yakacağım.
-
saçımı gürleştirecek diye aldım, meğer kafamdaki karışıklığı çözmekten başka işe yaramıyormuş. elektriklenme garantili bir macera, deneyen bilir.
-
eskiden annelerimiz saçlarını at kılı fırçayla tarardı, hem saçı yıpratmaz hem de doğal bir parlaklık verirmiş. ben de denedim, gerçekten saç diplerine iyi geliyor ama ilk başta biraz tuhaf geliyor insana. sonra alışıyorsun, huzur veren bir ritüel gibi.
-
cilt bakımı rutinimdeki en masum ama en etkili alet diyebilirim. sabahları yüzüme bu fırçayla masaj yapmak kan dolaşımını hızlandırıyor, cildime gelen o hafif kızarıklık beni canlandırıyor.
doğal malzemeler bu tarz fırçaların deriyi pul pul yapmadığını ve birikmiş kirleri temizlediğini kanıtlıyor.
-
saçıma dokunduğu an tüm kiri tozu söküp atıyor, gerçekten saç diplerini havalandırıyor. ama ilk kullanımda biraz sert geliyor, alışmak lazım.
-
saç tellerine dokunuşu ince bir sızı gibi, her fırçalayışta eski bir şarkının nağmesine takılıp kalıyorum, saçları yumuşacık yapıyor ama biraz özen istiyor.
-
ayol bu fırçanın ismi bile başlı başına bir editör kabusu, at kılı denen şey aslında sentetik olduğu için hayvanlarla hiçbir ilgisi yok ama madem konu açılmış, cildi nazikçe fırçalayıp kan dolaşımını canlandırdığı doğru, tek sıkıntısı kıl döküyor o da banyo temizliğini bana kalıyor.