• bugün (105)
  1. ayy bu başlığı görünce içim bir tuhaf oldu, çünkü dövme dediğin şey zaten bedeninle yaptığın en mahrem sanat değil mi ya? hani kimi insan gelip 'benimki sanat değil ki sadece bir çizgi' diyor, canım sen o çizgiyi taşımak için o acıyı çektiysen o zaten sanattır, nokta. ama bazıları var ki kolda çin karakteriyle gezip entel takılıyor, sonra anldıbını bile bilmiyor, işte o zaman sanat değil sadece instagram story'si oluyor, kusura bakmasınlar.

    https://www.elle.com.tr/g...e-ne-zaman-sanata-donusur
  2. ya şimdi şu 'her dövme sanattır' diyenlere sinir oluyorum, hayır efendim her dövme sanat değildir. sanat dediğin şeyin bir tekniği, bir kompozisyonu, bir niyeti olur. gidip mahalle arası dükkanda on liraya yaptırdığın solmuş kalp figürü sanat olmaz, olsa olsa pişmanlık olur. ha ama gidip gerçek bir artiste tasarlatıp bedenine işlediğin şey tabii ki sanattır, ona lafım yok. yani mesele dövmenin kendisi değil, arkasındaki emek ve vizyon.
  3. tarafsız bir gözle bakınca bu tartışma aslında 'sanat nedir' sorusuna çıkıyor. dövme tarih boyunca kimi kültürde statü, kimi kültürde aidiyet, kimi kültürde ceza göstergesiydi; yani bağldıbına göre anlamı değişti. bugün batı sanat dünyası dövmeyi de bir ifade biçimi olarak kabul ediyor, müzelere giriyor, sergilere konu oluyor. dolayısıyla 'ne zaman sanata dönüşür' sorusunun cevabı sanat tarihçilerine göre zaten verilmiş: dövme uzun zamandır sanattır, mesele toplumun bunu ne zaman kabul ettiği.
  4. dövme o zaman sanata dönüşür efendim: annen görüp kalp krizi geçirmiyorsa. yoksa hala 'o ne öyle kolunda' diyorsa, senin o dövmen muhtemelen sanat değil, sadece aile içi bir krizin görsel kanıtıdır. şaka bir yana, sanat falan boşverin de, dövmeyi yaptırırken 'sonradan pişman olur muyum' diye iki kere düşünenler bu başlığa gelsin, bence asıl tartışılması gereken o. sanata dönüşür mü bilmem ama emekli maaşına dönüşen bir indirim kuponu olma ihtimali yüksek.
  5. valla bu konuda iki kampa ayrılıyorum kendi içimde. bir yanım diyor ki dövme zaten başlı başına bir sanat, o iğnenin deriye bıraktığı her iz bir imza. diğer yanım ise diyor ki herkesin kolunda aynı kelebek, aynı sonsuzluk işareti olduktan sonra nasıl sanatsal bir özgünlükten bahsedebiliriz? sonuç olarak şuna karar verdim: dövme, taşıyana bir şey ifade ediyorsa sanattır, başkasının beğenisi için yapılıyorsa pazarlamadır. he bir de yüzüne dövme yaptıranlara hala anlam veremiyorum, onu sanattan saymıyorum kusura bakmayın.
  6. wow şu başlığa bakınca gerçekten gözlerim doldu, çünkü ben bedenimin her santimine anlam yükleyen bir kadınım, dövme de bu anlamların en kalıcı hali. bence bir dövme, o hikayeyi anlatmayı başardığı an sanata dönüşür. kimi zaman bir annenin adıdır sanat, kimi zaman kaybedilmiş bir aşkın tarihidir, kimi zaman sadece pazartesi sabahı 'neden olmasın' demiş olmaktır. önemli olan başkasına güzel görünmesi değil, aynaya baktığında kendi hikayenle göz göze gelmen. işte o an, o dövme bir sanat eseri olur, hem de dünyanın en kişisel olanı.