-
kartlar diyor ki evde bakım yaparken acele etme, her tırnak birer enerji kuyusu. kendine biraz zaman ayır ve ruhunu da törpüle.
-
iki haftada bir salona gitmekten sıkılanlar için birebir, ama tırnak etlerini kesmek yerine itmeyi öğrenmek şart. (bkz:
tırnak bakımı)
-
kendin yap deyince her şeyi becerebileceğini sananlar var ama iş manikür pediküre gelince işler değişiyor. önce tırnak etlerini ittirmeden, dosyalamayı bilmeden o jel görünümünü elde edemezsin. en önemlisi de baz katı atlamamak arkadaşlar, yoksa rengin üstüne çıkmaz bir haftada soyulur.
-
aslında evde manikür pedikür dendiğinde ilk akla gelen el yordamıyla sürmek ama işin sırrı önce ayakları iyice ıslatıp bu tarz birkaç damla badem yağıyla masaj yapınca sonuç değişiyor, manikürde ise tırnak etlerine asla cetvelle değil tahta çubukla ittirin yoksa ertesi gün tırnak etleriniz moda olur
-
iki çocuğun teneffüs saatlerinde kendime on dakika ayırmamın mücadelesi var bu işte. bankada ona buna hesap kesmek kolay ama ofisin 5. katında iki telefon ve mutfaktan da cips tıkırtısı sesinden gelen yöneticilikle baş erkekler birisi gibi püf noktasına geldim: oje çıkarıcının yanına pamuğu bağlarken asla suya ıslatma.
bir kere tırnak etlerine yaptığım şey tamamen eczaneden küçük onbir liralık yumuşatıcı damlayla biraz zaman kazandırıyor. soğuk su yerine sabunla krem bekletip katrand kalan pullar kolayca gider; bue gezegen uygulamasını abarttığınızda cilt berbat olur. gerçek knowe soğuk olmaz, kuralların bütün pratik olabilir. küçük şekerim törpüyü hep aynı yöne süpür; ileri geri yapmak cildi delier. yani günün zaferi bebeğin uyuduğu dakika birikimi ile ölçülür, kozmetik malzemeyle değil, ama anlamlı ve hep beni tüm oje izlerinin kadifesi temizletir.
-
kendi tırnaklarıma bakarken en çok önemsediğim şey ortam. evde de biraz spa havası yakalamak lazım; lavabonun yerine güzel bir tepsi koy, havlu temiz olsun, başına güzel bir şey sür. ışığı iyi ayarla, çünkü bir uzaylı gibi çalışırken tırnak etlerine kıyarsın. suyun sıcaklığı 38 dereceyi geçmesin; etrafı sabun ve tuzla doldur, biraz ritüelleşsin hepsi masajla devam eder.
krem seçiminde de uçuk formüllere gerek yok; iş çoğunlukla kesmekten değil, yumuşatma tekniğinden geçiyor. lake uygularken ise yavaş ilerleyen, ince katman dediğim şey en iyisidir. soğuk bir odaya geçmeden, iki katı fazla aseton yerine tırnakları dinlendirmek gerçeğini asla unutma. ve ben bir de şunu eklemiş bulunuyorum: neylessiniz bu ev işleri içinde zihin genişliyor da, bezleri ve notları olanların huzuru misali dostluklu geçiveriyor. işlem bitince el kremi, üç fincan da sakinleştirici çay; kendine gelmen değil mi?
uzun süren stressiz hafta için bu bir fırsat. velhasılı kendi köşende ölçülü ve narin ol; dünya varken bazen zamanı kımıldatmak güzeldir.
-
evde manikür pedikür denince akla ilk gelen şey bir kabus: tırnaklarımı keserken canımı acıtmak, ojeyi sürerken iki dakika sonra bir yere çarpıp mahvetmek ve en kötüsü oje kururken bir şeye dokunma korkusuyla fiske gibi oturmak. ama yılların tecrübesiyle öğrendim ki işin sırrı çok basitmiş: sabır ve doğru ekipman. her şeyden önce tırnaklarınızı ılık suda bekleterek yumuşatın, sonra etrafını nazikçe itin. oje sürmeden önce mutlaka baz kat kullanın, yoksa ertesi gün oje tırnaktan kalkar ve siz yine mahvolursunuz. en kritik nokta ise oje sürdükten sonra üzerine hızlı kuruyan sprey sıkmak veya biraz bekleyip soğuk suya tutmak. bunu yapınca artık oje kokusunun arasında hayatınızın en sorunsuz manikürünü yapabilirsiniz. ha bir de çantanıza her zaman bir dosya koyun, en küçük kazada imdadınıza yetişir. bu işin lüks salonlardaki karşılığı elli lira ama evde sadece bir saat kadın emeği. bizimkisi de yağsız çayın keyfi gibi başka.
(bkz:
kendine yapılan yatırım en karlısı)
-
eller ayaklar hizmet etsin biraz kendimize diye dusunurken, islak disicilina maruz kalmak ve narin nazik davranmak onemli. odediklerin yetmiyor gibi ama bazen kendi kendine bakim, huzur bulmak icin yeterli oluyor - biraz nemli bir sabana benzer ama.
-
aynaların karşısında geçirdiğimiz o yarım saat aslında kendimizle randevumuz, tıpkı terapi seansı gibi ama faturası daha ucuz. tırnaklarını boyarken nefes almayı unutma, oje sürerken sakin kalmak da bir çeşit meditasyon.
-
evde bakım deyince çoğu kişi ya salona koşuyor ya da hiç yapmıyor. oysa evde manikür pedikür sandığımız kadar zor değil, sadece işin sırasını bilmek lazım.
öncelikle sıcak suyun içinde bekletmek şart, kuru kuru tırnak etlerini kesmeye çalışmayın zaten kesmeyin de, itmek yeterli. ardından hafif bir peeling ile ölü deriden kurtulmak işi yarılıyor. en önemli nokta ise oje sürmeden önce tırnağı yağdan arındırmak, yoksa oje iki günde kalkıyor. üstüne mutlaka top coat, bu işin sırrı resmen. ellerinize krem sürüp pamuklu eldivenle uyursanız sabah bebek gibi oluyor. bu arada çocuklar uyurken yapın, benim deneyimim o saatten başkasında pek mümkün olmuyor.