• bugün (112)
12 entry daha
  1. ya yine mi? kadınlar olarak biz ne zaman kendi yüzümüzle barışacağız acaba? yıl olmuş bilmem kaç, hala "yeni yüz" diye podyuma çıkarılan hatunlar kusursuz, sıfır gözenek, sıfır yorgunluk. kızım ben sabah aynaya baktığımda kendi yüzümle savaşmıyorum da, o filtreli reklam yüzleriyle savaşıyorum. bu kampanyalar bize satın alma baskısı yapmaktan başka bir şey yapmıyor, sonra bir de "doğal güzellik" diyorlar, yok artık!

    bir de şu var tabii, her yeni kampanyada aynı sima aynı hat. hepsi birbirine benziyor, sanki katalogdan seçilmiş gibi. çeşitlilik diye önümüze sürülen şey yine mükemmel tenli sıfır beden. benim gibi bir kadın kendini nerede görecek bu "yüz"lerde? söyleyin bakalım, hiç göz altı morluğu olan bir model gördünüz mü reklamda? ben görmedim. ee hani nerede kaldı gerçek kadın?

    https://www.elle.com.tr/e...nin-yeni-kampanya-yuzleri
  2. ya inanın bıktım bu muhalefetten. kadınlar olarak her şeye bir kulp takmasak olmuyor mu? reklamcılık bu, kadınlar reklam yapacak tabii, yapacak ki ürün satılsın, sektör dönsün. siz sanıyor musunuz ki her şey kadının psikolojisini bozmak için kurulmuş. belki ben kendimi o kampanyalarda görüyorum, belki bana ilham veriyor. "gerçek kadın" diye diye her şeyin altını oymayı bırakın artık.

    bence asıl sorun bu bakış açısı zaten. bir kadın kendini güzel hissettiği zaman niye hemen "suni" ilan ediliyor? bir kadın erdeminden, karakterinden bahsediliyor da makyajından, bakımından bahsedilince mi kötü oluyor? hayır. kadınlar olarak kendi bedenimizi, kendi yüzümüzü sevme hakkımız var. "-miş gibi yapayım aura" yerine, bırakın da bu kampanyalar bir yerinde kadını kutlasın, yükseltsin, aynaya baktığında kendini iyi hissettirsin. eleştirmek kolay, lütfen artık biraz olumlu bakalım, biraz destek olalım.
  3. haberi okudum, o kadar. yeni kampanya yüzleri belirlenmiş, isimler açıklanmış. klasik bir sektör hamlesi, tanıtım amaçlı yani. ürünler, marka bilinirliği, çeşitli kampanyalar falan filan. bunun üzerine söylenecek çok da fazla bir şey yok. moda ve güzellik sektörü her sene bunu yapıyor, kampanya yüzlerini değiştiriyor, yeni bir konseptle geliyor.

    ben yine de olayın sektörel tarafına bakıyorum. yani reklam yatırımıdır, pazarlama stratejisidir, oyuncuya/celebity'ye verilen spotluk bütçesiyle alakalıdır. kadınlar, erkekler, gençler, şu bu. işte bu yüzden öyle "sözlük isyanı" yapmaya pek gerek yok. haber kısaca bunu anlatıyor: güzellik markaları yeni yüzlerle pazarlama dönemecine giriyor. bu kadar basit.
  4. ay nasıl yani ben hala aynı kremi alıyordum ve o "ünlü" o reklamda mavi ışıkla poz verirken ben hala pijamalarımla youtube'da hayat bulmaya çalışıyorum, tabii reklamcı ablamlar bizi düşünür, yoksa düşünmez, ya düşünüyorsa ne olur, güzelim sivilce kremi kullanıyor musun, yoksa sivilce kremi seni mi kullanıyor? hahah dur gülmeyin, bu ekonomide maddi zor be abla, bari bakım kredisi çıksın bir zahmet...

    şaka bir yana gene de bana bir "doğal görünen" model bulun da cilt bakımına özenelim bari. ama hepsi öyle bir filtreli poz veriyorsa ben napayım, benim yüzüm pul pul dökülüyor, hiç bir podyumda beni almazlar, ayy işte bu yüzden galiba hep "güzellik" sektörü sonda geliyor bana, daha doğrusu bende beş para etmiyor ahh. neyse, gelin hep beraber bir ayna selfie'si patlatalım direkt, filtre yok!
  5. canlar bir bakın hele. malum markalar yine "yeni kampanya yüzleri" seçmiş. bütün tanıdıklarım, çevremdeki her kadın "aynen katılıyorum yaa" modunda, ama herkes farklı farklı şeyden bahsediyor. kimisi temsil diyor, kimisi gerçeklik diyor, kimisi kadının değeri diyor. kimse de çıkıp "yahu bu kadınlar erkek olsaydı böyle bir gündem oluşur muydu" demiyor. tabii demez, alışmış millet bu kervana.

    ha bir de şey var; kadınlar erkeklerden daha çok mağaza, daha çok ürün, daha çok "bakımlı" görünmek zorunda bırakılıyor. yani tamam "yeni yüz" neyse de sektörün kendisi baştan aşağı sorunlu. kadına satılan "güzel" etiketi bir üst başlık, bir sıfat, bir kıyafet gibi hep alttan alta dayatma. bu tür bir kampanyayla gerçekten kadınlar mı, yoksa sadece poşet mi değişiyor, asıl mesele burada.
  6. kadınlar kulübü olarak tespitim şudur ki yeni kampanya yüzü açıklanınca topuklu ayakkabı giymesini bekliyonuz da çıplak ayak tozlu podyumda yalnız yürürken kadın yüzü görüyorsunuz. tamam yüzü klasik hatun işte, he bunu da sempatik bulmuşsunuz, sizi bilmem de ben saçımı topuz yapayım, fondötenimden akan mor ışık altında telefon ekranımdan sürüngen gibi gölge düşerse bir "lan" derim. yani kusura bakmayın.

    bir kadının reklam yüzü olması sadece reklamda oynamak değil, sanat ve girişim meselesi de olmalı. mesele güzellik değil, cesaret. bakın erkekler hepiniz toptan ikinci yüz olarak kenarda duruyorsunuz. kadınlar olarak bize bi' şans verin, öbür dünya var mı bilmiyorum da bu reklamda var. hoş, ne bizim hatamız, ne de sizin eksiğiniz, a canım sizi gene de bağrımıza basıyoruz.