• bugün (99)
  1. maalesef her ofiste bir tane bulunan, çalışanı bezdiren o gizli düşman. insanın enerjisini sömürüyor, motivasyonunu bitiriyor ama kimse açık açık konuşamıyor. sessiz kalmak hiçbir şeyi çözmüyor, aksine daha da büyütüyor. bir şekilde delil toplayıp hakkını aramak en doğrusu ama kolay değil tabii.
  2. mobbing, patronunuzun sizi yıldırma sanatıdır. ama unutmayın, her karanlık gecenin bir sabahı var ve o sabah sizin zaferinizle doğacak.
  3. iş hayatı dediğin pastanede bile bazen öyle bir m拔baş oluyor ki, sanki en güzel çikolatalı pastayı ortadan ikiye bölmüşler de kalan dilimi kimseye vermiyorlar.
  4. bu dert çok ağır, sabır ve dua ile Allah'a sığınmalı, elbette sesini de kısıkça vermeli; haksızlık karşısında susmak da zulme ortak olmaktır.
  5. dükkanın arka mutfağında şefin bir gün 'sen bu kremayı neden yaktın' diye bağırması bile mobbing, hele miwzerin başında durup tüm günüzü zehir etmesi bambaşka bir şey. insan yoğun bir ortamda özgüven krizine girer, ben bile keki fırına koymaya çekinir hale gelmiştim. laf söylemek yetmiyor, bu baskı sizi bambaşka birine dönüştürüp tükenmişlik veriyor.

    bir kız öğrenci gibi buraya not düşüyorum: birlikte çalıştığınız ortamda ısrarla kötü muamele varsa, sevgiyle bağlı kalmak erdem değil. gerekirse durumu yetkiliyle konuş, hatta aşkla yaptığın işten bile vazgeçme gerekiyorsa tereddüt etme; emeğine de kendine de değer ver.
  6. iş yerinde mobbing sessiz sedasız başlar, önce 'şaka' derler sonra senin özgüvenini kemirirler, o yüzden sınırını baştan çizeceksin, kusura bakmasınlar.

    ben iki çocuk büyüttüm, hangi lafın altında ne var bilirim, iş hayatında da aynı terbiye geçerli: saygı göstermeyene mesafe.