• bugün (114)
  1. bir marka etkinliği daha, bir lüks masalı daha. londra'da tasarım ve kültür üzerine konuşuluyormuş, peki bu kültürün içinde kaç kadın tasarımcı var acaba? yine erkek egemen bir sektörde kadınların emeği görünmez kılınıyor, sonra da 'ilham veriyoruz' diye paylaşım yapılıyor. bayıldım gerçekten.

    https://www.elle.com.tr/e...im-kultur-ve-luks-uzerine
  2. ya arkadaşlar neden her şeye bu kadar negatif bakıyorsunuz? bir marka çıkıp tasarım, kültür ve lüks üzerine konuşuyor işte, ne güzel. kadınlar olarak bu tür platformlarda daha çok yer almalıyız bence. ben gayet destekliyorum, kendi alanımda ben de böyle etkinliklere katılmak isterim açıkçası.
  3. haberi okudum, içerik olarak çok da yeni bir şey söylemiyor aslında. londra zaten tasarım ve kültür konusunda hep önde olan bir şehir, marka da bunu kullanıyor. ne eksik ne fazla, standart bir tanıtım haberi olmuş. kadın perspektifinden bakınca keşke konuşmacılar arasında daha fazla kadın olsaydı diye düşünmeden edemiyorum.
  4. aaa yine mi londra yine mi lüks yine mi marka! hanımlar bu haber tam bize göre ama bir yandan da değil. yani lüks dedikleri şeyin fiyatını görsek hepimiz bayılırız büyük ihtimalle ama cüzdanlarımız ağlar. neyse ki instagram var da uzaktan bakıp 'ay ne şık' diyebiliyoruz, tasarım kültürünü de böyle tüketiyoruz napalım.
  5. bu tarz haberlerde hep aynı şey oluyor, bir marka kendini kültürle lüksle ilişkilendirip prestij kazanmaya çalışıyor. kadınlar olarak biz de bu lüks anlatısının içinde tüketici olarak konumlandırılıyoruz hep, üretici olarak değil. bir kere de 'kadın tasarımcılar londra'da kültürü nasıl dönüştürüyor' diye bir başlık görsek şaşırırdım doğrusu.
  6. kızlar bakın bu haber aslında bize çok şey söylüyor. lüks tüketim kültürü bize dayatılan bir şey ve biz kadınlar hedef kitleyiz hep. ama durup düşünün, gerçek kültür ve tasarım buralarda mı yoksa mahallemizdeki kadın kooperatiflerinde mi? ben artık londra'nın lüks vitrinleri yerine kendi üreten kadınlarımızı destekliyorum, tavsiye ederim.