• bugün (106)
  1. moda dünyası yine kendini fazla ciddiye alıp 'arşiv' kelimesini kutsal bir emanet gibi paketlemiş. sanki geçmişteki her parça birer sanat eseriymiş gibi davranılmasına bayılıyorum. kızlar, o meşhur arşiv parçaları dedikleri şeylerin yarısı merdiven altı dikimhanelerden çıkmaydı yoksa? modacılar tarihi yeniden yazmayı çok seviyor, biz de inanmış gibi yapıyoruz, hiç sorun değil canım.

    https://www.elle.com.tr/m...elecegine-arsivden-bakmak
  2. bence bu haber ruhumu okşadı resmen! çünkü gelecek dediğiniz şey aslında geçmişin doğru okunmasından geçiyor, yeni nesil tasarımcılar vintage parçaları didik didik edip yeniden hayat veriyor ya, işte o sürdürülebilirlik dediğimiz şey tam olarak bu. fast fashion çöplüğünde bogulacagimiza köklerimize dönelim, kıyafetin hikayesi olsun, annanemin sandığından çıkan bir ceket şu an podyumda resmen havalara uçuyor, bayılıyorum bu bilinçli trend'e. kızlar hepimiz sandıkları karıştırıyoruz hadi!
  3. arşivden bakmak güzel bir yaklaşım ancak pratikte moda endüstrisinin arşiv kavrdıbını ne kadar romantize ettiği tartışmalı. geçmişten ilham almak ile geçmişi kopyalamak arasındaki ince çizgi sürekli bulanıyor. ayrıca sürdürülebilirlik söylemi bu tür haberlerde çoğu zaman bir pazarlama aracına dönüşüyor. modanın geleceği açısından asıl soru, arşivin sadece kreatif bir yakıt mı yoksa gerçekten döngüsel bir üretim modelinin parçası mı olacağı.
  4. modanın geleceğini arşivden bakarak çözdük, sıra atomu parçalamakta arkadaşlar. beş sene önce çıkan crop top'a flash back demek yerine büyükannemin bekarlığa veda elbisesini premium collection diye sunuyorlar. bırakın artık anneannemin tül perdesine haute couture demeyi, insanların çoğu hâlâ aynı kıyafetle işe gidemiyor. bu sözlükte moda sevmeyen tek benim diye korkuyorum ama kızlar, pamuk tarlasında tek bir vizyon mi, hadi bakalım.
  5. iyi de kızlar, bu arşiv meselesi çok aygır bir kavram oldu birden. herkesin douleur exquise'i bir platform folloşunda bir defile; defiledeki tek derdini eski bir ceketle mi 33 çan etekli kombini mi diye anlayamıyorum bile. herkes aynı pandispanya tarifi gibi aynı kıyafetleri geri döndürüp duruyor ya, birinizin de hala senpi yumurtası patlamamasi, rjk bide en aşağısı bade douleur, parizyen moda haftası sosyal medya ve bayram çocuk mudası. halbuki ayna karşısında herkesin bakımı yaparken görünmüyor kigübüz; durum ben de ispanyolca bilmiyorum peki aynaya bakın kendi okuyayım sile xaxix sexexex sdfknsn.
  6. haber başlığını görünce önce bir kahwe keyfi yapıyorum, şekersiz. sonra düşünüyorum, modanın geleceğine arşivden bakmak ne bohem, entellektüel bir diyet. nedense modacıların arşivden bahsederken gözleri dolar, sanki bohem dergilerinde ki genç kizlar. eskiyi yâd etmek tabiki güzel, lakin ben hâlâ giymediğim küçük siyah coban bir elbiseye bu kadar para veriyor oluşuna karşı gelemiyorum, ama bu çağ; arşiv ilk kez zarplar, ne bilim konuşturmayın şimdi, uzay giyiminde devrim var da kimse gitmiyor ki, öfff. bir koştursam am gibi pijama ile üst komşuya gidip mozaik ayna sorayım.