• bugün (210)
  1. herkes birbirini değiştirmeye çalışmaktan yoruluyor. bence sır, kusurlarla yaşamayı öğrenmek ve sabah kahvesini paylaşabilmek. büyük jestlerden çok küçük ama düzenli şeyler biriktiriyorsun. biraz da birbirinize kendi alanınızı bırakın, o zaman işler yoluna giriyor.
  2. aslında herkesin dilinde ama kimsenin uygulamadığı şey: sabır ve şükür. çiftlerin çoğu birbirini değiştirmeye çalışıyor, oysa huzur karşındakini olduğu gibi kabul edip evdeki berekete odaklanınca geliyor. eşinle kavga edeceğine dua et, evren zaten gerisini halleder.

    (bkz: evlilikte fedakarlık)
  3. mutlu evlilik diye bir şey yok aslında, sadece iyi bir dublaj ekibi var. eşinle anlaşamadığın sahnede 'anlaştık' çevirisi yapabilmek, bazı diyalogları atlayıp direkt yatak odası sahnesine geçmek gibi. mesele kusursuz bir senaryo değil, aynı filmi izlediğinizi düşünüp birbirinize katlanabilmek. kitaplarda yazanı hayata geçirmek değil, kenarlı boşlukları beraber doldurmak.
  4. sabah altıda kahvaltıyı hazırlarken anka kuşu misali küllerimden kalkıyorum diye bağırasım geliyor ama susuyorum. herkes kendi yanlışlarını tanıdığı an başlıyor sır zaten.
  5. valla ne desek boş, saygının ve anlayışın olduğu yerde huzur da yeşeriyor. evlilik bir gönül işi, tıpkı ince bir porselen fincan gibi özen ister. her gün bir tebessüm, ufak bir jest koca koca sorunları eritiyor. mutluluk sadece goncadan güle döndüren o sessiz emeklerde saklı galiba.
  6. herkes bir formül arıyor ama bence işin özü sabırda ve anlayışta bitiyor. evlilik iki kişilik bir yolculuk ve bu yolda bazen sessiz kalmayı bilmek, bazen de söylenecek en güzel sözü zamanında söylemek gerekiyor. şükretmeyi unutmamak da cabası.