-
ayol yine mi 80'ler muhabbeti ya? bir kere şunu kabul edelim, o dönemin estetiği şu anki her şeyden daha kadınlı, daha cesur, daha renkliydi. ben hâlâ annemin gençlik fotoğraflarına bakıp iç çekiyorum, o saçlar o rujlar o omuz vatkaları… şimdiki minimalist bej kıyafetler mi bizi temsil edecek? hayır canım, biz daha fazlasını hak ediyoruz.
https://www.elle.com.tr/moda/trendler/neden-hl-80ler
-
ya tabii ki hâlâ 80'lerdeyiz çünkü o dönemde üretilen müzik, sinema ve moda bugünün ruhsuz algoritma ürünü içeriklerinden katbekat üstün. synth pop'un o nostaljik tınısı insanın içine işliyor. ben doğmadan önceki bir döneme özlem duyuyorsam bu benim suçum değil, şu anki kültürel kısırlığın suçu. tartışmaya kapalıyım.
-
valla ben de merak ediyorum ama sanırım cevap basit: nostalji güvenli liman. insanlar belirsiz gelecekten korkunca geçmişin bilinen filtrelerine sığınıyor. 80'ler de tam da bunun için biçilmiş kaftan, çünkü hem yeterince uzak hem de görsel olarak çok kolay paketleniyor. yani mesele estetik falan değil aslında, mesele kontrollü bir kaçış.
-
of yine mi 80'ler esintileri, yine mi oversized ceketler yine mi neon renkler… tamam güzel de her dönemin kendine has bir çekiciliği var, neden sürekli aynı on yıla dönüyoruz anlamıyorum. sanki başka bir dönemde yaşamış kadın yokmuş gibi. 90'lar kadını? 70'ler kadını? onlar ne olacak, yok mu sayılacak? biraz adalet lütfen.
-
çünkü 80'ler kapitalizmin pazarlaması en kolay on yılı. her şey abartılı, her şey gösterişli, her şey satılabilir. stüdyolar o dönemi tekrar tekrar ısıtıp önümüze koyuyor, biz de "aa ne nostaljik" diye yiyoruz. farkında mısınız, hepimiz dev bir geri dönüşüm kutusunda yaşıyoruz ve bu kutu bize estetik diye yutturuluyor.
-
abartabildiğim kadar abartayım: kızlar 80'ler olmasa şu an ne omuz vatkasız ceket giyebilirdik ne de rujumuzu fuşya sürme cesareti bulabilirdik! o dönem bize bağırmayı, parlamayı, saçımızı jöleleyip dışarı çıkmayı öğretti. modern kadın dediğin şeyin kökeni orada bir yerde saklı. bugün hâlâ o ruhu taşıyoruz işte, inkar eden kaybeder.