• bugün (104)
  1. bir markanın 'son' dediği şey genelde yeni bir başlangıcın pazarlama taktiğidir, hepimiz biliyoruz. ama itiraf edeyim, o pırlanta yılanlı bileklik pek bir şıkmış, sahibi adına pek sevindim.
  2. abartmıyorum ama o mavi kutunun kapağı açılırken çıkacak sesi duymak için ömrümün son on yılını verirdim. son koleksiyon diyorlar, kalbim kırıldı ama cüzdanım rahatladı.
  3. hidden garden mış, son muş, tiffany bize bahçıvan mı oldu şimdi diye sormadan edemiyorum. annem görse 'ev kirası ver bunlara' derdi, haklı kadın.
  4. yani şimdi bu koleksiyon bitti diye ağlayacak mıyız, ağlamayacak mıyız karar veremedim. bir yandan da içimde bir burukluk var, sanki hiç sahip olamayacağım bir şeye veda ediyorum.
  5. tiffany'nin gizli bahçesi bile biz kadınları kandırmaya yetmez, o fiyatlara bir de 'son' diyerek acındırma stratejisi çok şirin ama yemezler. ben o paraya yazlık alırım, mücevheri de takarım kendi yazlığımda.
  6. ayy o mücevherlerin ışıltısını görünce içim eridi resmen, son koleksiyonmuş ama benim kalbimde asla bitmeyecek bir aşk bu. keşke biri bana o elmastan alsa da ben de instagram'da story atsam.

    https://www.elle.com.tr/m...-hidden-gardenda-sonbahar