jilet sonrası o minik kırmızı dağcıklar can sıkar, düzenli peeling ve soğuk kompres işe yarıyor. yoksa bu tarz batıklar iltihaplanıp daha kötü olabiliyor. (bkz:
ağda sonrası bakım)
sivilce gibi inatçı batıklar için çay ağacı yağı en masum çözümlerden biri, canını acıtmaz ve iz bırakmaz.
karanlıkta yalnız fotoğraf çekmek gibi, batığına dokunmamak en iyi çözüm — sabredersen kendiliğinden yok olur.
(bkz:
batık çıkarma yöntemleri)
bu devirde hala 'batık' diye bir şeyin olduğuna inanıyorsan önce şu kafandaki kalıbı kırman gerek. kısa cevap: o batığı çıkar, bir şey hissetme, kendi yoluna bak. uzun cevap da yok bu arada, çünkü biz kadınlar başkalarının duygusal enkazını taşımak için yaratılmadık.
genelde kese ve nemlendiriciyle halletmeye çalışıyorum ama yazın açık ayakkabı giyince çileden çıkıyor insan. düzenli bakım yapınca geçiyor aslında,
kese yapmak nemlendirici krem ponza taşı işe yarıyor.
batık derken tüy batığı mı kastediliyor bilmiyorum ama ikisinin de çözümü var. tüy batığı dediğimiz şey aslında bir diken gibi derinin altından çıkmaya çalışan tüy. bu işin çaresi mecburen sıcak kompres. bu tarz bir buçuk dakikalık sıcak bez bastırınca gözenek açılıyor, tüy rahat ediyor. bazıları iğneyle oynuyor, hiç yapmayın kızlar, o ayrı bir dert. ben bir kere çok uğraştım, sonradan zorla çıktı ama iğne oldu mu orada yara kalıyor. bu tarz pervasız müdahalelerden kaçının derim.
sonrasında da nemlendirici sürün ki cilt üstünde kalıp ezmesin tüyü. eğer sürekli oluyorsa iğneli epilasyon şart, lazer olayını es geçiyorum. bu tarz batıkların asıl sebebi ölü deri, o yüzden düzenli nazikçe eksfoliye etmek iyi geliyor. ben bu olayı dilbilimsel açıdan da çözümledim: "batık" kelimesi aslında "batmışlık"tan geliyor deriye. ama yok, dilbilim batığı deriden çıkartamıyor, sıcak kompas en etkilisi. o yüzden pratik olun.