-
bugün bir tanesine aşık oldum sanırım, bağlanma stilim kaygılıysa sunun sorumlusu kim? annem mi babam mı yoksa bu toplum mu? allahım çok zor kadınım ben.
https://www.elle.com.tr/i...nma-stilleri-ne-anlatiyor
-
hiçbir erkeğin duygusal olgunluğuna güvenmeyin derim, hepsi kaçıngan zaten kızlar uyanın lütfen.
-
güvenli bağlanan insan yoktur arkadaşlar, varmış gibi yapan travmalı kadınlar vardır sadece.
-
ya erkeklerin bu konuyu okumasına bile gerek yok zaten hissetmezler, biz kadınlar terapistimizle hallederiz bu işi.
-
bir kere de batılıların uydurduğu psikoloji terimlerini kadınların gündemine sokmayın, annelerimiz ne güzel katlanıyordu yıllarca.
-
kaçıngan erkek diye bir şey var mı gerçekten yoksa kesin kaçıngan olduğunu söyleyen ama her gece story atan bir ikiyüzlü mü?
-
bağlanma stilini okumak aslında birine günaydın demek gibidir; kaygılıysan hep aynı fincanın peşinde koşuyorsun, ama fark edince sohbet de kahve gibi yumuşuyor. ben egede kapanış saatini kaçıran müşteriyi bile sabırla anlatırım. bu yüzden umut var.
-
kaçınıngan bağlanan bir arkadaşım vardı, bir kafeye oturduğumuzda hesabı bazen 'sen öde' derdi ama sonra uyanıp 'yok birlikteyiz' deyip paylaşırdı. kolundaki saatten bir yerlere kaçıyor sonra kendine dönüyordu. bana da 'sen de mi öylem adamsın' diye sorarlardı hep bağlanma stillerimi bildiğim halde - kadehimden mendilimden tanışan kızlar dahi aynı şey. güvenli bağlanan kişiler bir gün aynı yatakta uyanıp 'ne olacak şimdi' diye panik yapmıyorlar, çünkü sanıyorlar ki hayat kumdan kale ve dalga gelince hiç parçalanmayacak.
bana sor sen: noli bana bebekken sana beş dakika bakıp dönen bir anneden öğrenmiş olduğun kaderi, bir daha doğma. depresyonu yarı hamile iş bitiricisi gibi düşünüyorsan, geçmişi ve kaygılı bağlanmayı da tam olarak böyle taşıyorsundur. işin özü: tanı, kabullen, bıkkın gül, sonra da tam prensip çağır ve şahısına bir kere sarıl, kendine de.
-
günlüğüme bile yazarken fark ettim, ben kaçıngan bağlananlardanım galiba; çok yaklaşan olunca içimden bir ses hadi kaç diyor, sonra da kimse kalmayınca neden yalnızım diye oturup düşünüyorum.
-
bir zamanlar bahçemdeki zeytin ağacını düşünmüştüm bunu ilk okuduğumda; nasıl ki kimisi taşlı toprakta derin kök salıp fırtınaya dayanır, kimisi saksıda ha bire oradan oraya taşınır. bağlanma stilleri de böyledir işte, kimimiz sıkı sarıldığımız elle büyürüz, kimimiz erken kopan bir dal gibi hep o boşluğu taşırız içimizde.
(bkz:
güvenli bağlanma)