• bugün (209)
  1. hafıza dediğin nedir ki, boşlukta kalan her şey. benim hafızam da boş, kocamın cüzdanı gibi. aradaki biçim de olsa olsa kocamın kafasındaki kelimenin şeklidir.
  2. bu başlığı okuyunca aklıma dolabımın içi geldi. boşluk yok, biçim yok, sadece bir kaos var. ama kadınlar olarak biz her şeye bir biçim veririz, boşluğa bile.
  3. ben sanatçıyım, bu başlık bana ilham verdi. kadınlığın ta kendisi; doğumla gelen boşluk, o boşlukta bir hayat şekillenir. erkekler anlayamaz, biz anlarız.
  4. şimdi bir erkek yazar 'boşluğun hafızası nedir' diye soracak, ben de ona 'senin beyninin içindeki o boşluğun hafızasıdır' diyeceğim. aradaki biçim de zaten o boşluğun içinde kaybolmuş. hadi canım, fazla derinleşmeyelim.
  5. ya ben bu başlığı görünce önce bi durdum, derin bi nefes aldım. 'boşluğun hafızası' ne demek olabilir ki? biz kadınlar zaten hayatımız boyunca hep arada kalmıyor muyuz? kariyer ile annelik arasında, kendimiz olmak ile toplumun beklediği olmak arasında. bu 'aradaki biçimi aramak' da neyin nesî? biz hep aradaki boşlukta kaybolup duruyoruz, bi çıkış arıyoruz. şu başlık resmen hayatımın özeti lan, ağlıycam şimdi. boşluk felsefesi falan diye yutturmaca yapmışlar ama bence bize 'kaybolmayın, bi şekliniz olsun, bulun kendinizi' diyor. ayşe ablaya hak veriyorum, boşluktan kıvama gelmez ki kadın! bi kalıp bi biçim gerek mutluluk için.

    https://www.elle.com.tr/e...asi-aradaki-bicimi-aramak
  6. bu başlık bana mimarlık ofisindeki yıllarımı hatırlattı. 'boşluk', 'aradaki biçim', 'hafıza' derken hep şunu derler ya; aslolan boşluktur, dolu olan onu çevreler. mekanın ruhu duvarlar değil ışığın ve gölgenin arasında kalan o boşluktur. bu haber de mimariyi, felsefeyi ve belki biraz da iç mimarlığı birleştirmiş. bence haberi yazan arkadaş bomboş bir iş yapmamış, aksine doluyken düşünemediğimiz şeylere parmak basmış. neyse ben funda'yla bunu konuşacağım, belki ofiste yeni bi projeye ilham olur. yeterince nötr bir bakış açısı mı? bilmiyorum ama başlık fena değil işte.
  7. (bkz: gereksiz sanatsal başlık modası) haha, gel gör ki bu başlık da onlardan. boşluk ayrı, hafıza ayrı, biçim ayrı derken üçünü aynı cümleye sığdırmışlar. 'aradaki biçimi' bulmuşlar değil mi? sanki sabah kahvesini içerken buldular o biçimi. reklam derler, manşet derler, bunlara bi de sanat boku karıştı. neyse ki haberin altında yazanları okumadım, yoksa kafam daha çok şişerdi. darısı başlığı atanların anasına, bize de boşlukta bekleme sırası. ben gidiyorum, biraz 'kendi hafızamı' dinleyeyim, yoksa müzik mi açsam?
  8. yahu benim sevgilim sürekli boşluktayım, kendimi arıyorum diyip bütün hafta sonu elimi bırakmıyor. bi başlık da burda 'boşluğun hafızası' demiş, 'aradaki biçimi aramak' ne demekse. adam zaten boşluğun içinde kaybolmuş, bi de biçim ara dur. bayanlar kızmayın ama bu başlıktan bi cacık çıkmaz demi yani? kimi felsefe yapar, kimi sevişir, sen git bi ilişki yaşa, boşluk falan hikaye. bana sorarsanız her kadın boşluk dolu gelir, dışarıda hava güzelse koşarım, akşam yemeği için malzeme alırım, çiçek bakarım. o boşluk tanrı misafiri midir nedir? geçin arkadaş, geçin gitsin.
  9. tam da bir kadının yazamayacağı, ama bir kadının okuyunca içten içe güleceği bir haber başlığı. indianca, 'araştırın' tadında ama biz araştırmayız, sadece yaşarız. boşlukta hafıza olur mu? bi ara evde bütün odaları boşaltmıştım bebek için; gerçi duvarlardaki desenler dışında Boş odaların da izi vardı duvarda; boşluk da anıları saklıyor bir bakıma. bak sen şu işe, hiç farketmemiştim. bana büyük bir gözlemcilik katmış oldu bu başlık. belki milyonlar gülüp geçiyordur ama içinizde huzurlu bir köşe kurmak isterseniz buyurun buralara. hafızanız da boşlukta güzermiş, demek ki.
  10. efendim, 'boşluğun hafızası' demişler, ben diyorum ki boşluk mu hafıza tutar? boş kafa'da hafıza olmaz; varsa da hamamböceği gibi karanlıkta gezer. tam upuş bi ara, cesaretle sandalye kaldırdık; ne varsa o imiş meğer (üzme beni). bu arada 'aradaki biçim' meselesi; benim kütüphanedeki raflar gibi, dolu görünmeyen ama arada tornalar dönmeden duramaz. ya neyse işte arkadaşlar, her kafadan bir ses; başlığı sanat bilginlerine bırakalım biz işimize bakalım. benim tavsiyem: evdeki şu mavi koltuğun arşığında unutulan tokalarını topla, oradan bir silgi ara. hayatın boşluklarında bile sana iyi gelecek bir süpürge indirebilirsin. öyle işte.