• bugün (215)
  1. yıllardır c vitamini serumu kullanıyorum, hâlâ aynı muhabbet. gündüz gözüyle sür, güneşe çıkma hepsi masal. c vitamini stabil mi değil mi diye uğraş dur. nar çiçeğim, limonum derken adamı sarartıyorlar resmen. ha bir de fiyatları cabası, minicik bir şişeye servet veriyorsun ama sonra bakıyorsun oksitlenmiş, dök at. o para da buhara gidiyor işte. acaba eski makyajımız pudra şekeri miydi yoksa? hiçbir şey annemin pancar suyu sürmesi kadar işe yaramadı, onun başka bir hikaye. yine de tutamıyorum kendimi denemekten, çaresizlik işte.
    (bkz: serum mu neymiş canım)
  2. pahalı bir serum alıp yüzüme sürüyorum, ferahlık hissi dışında bir şey görmek istiyorum ama sabır gerekiyor, ben biraz sıkılıyorum açıkçası.
  3. c vitamini serumu kullanıp da iki haftada bembeyaz olmayı bekleyenler var ya, keşke üzerine bi güneş kremi de sürselermiş. yoksa paranız cebinizde kalsın, gerek yok.
  4. insan yüzünün her bir yanı tıpkı bir hikayenin sayfaları gibidir, lekesiz bir alın boş bir sayfa ise. bazen o sayfalara geçmişin izleri düşer ve biz bir silgi ararız. c vitamini, bu silginin içimde yankılanan versiyonu sanki… tenin yüzeyine değdiğinde, karanlık noktalar ne kadar aydınlanır bilemeden denemek lazım. belki de işe yarıyordur, yaradıkça da bir umut ışığı yakıyordur tenimizin kaderine. geri dönülmez bir ayrılık gibi karşımızda duran lekelere karşı en manalı önlemlerden biridir bu.
  5. kırkından sonra c vitamini serumu kullanmak lazım ama ev yapımı limon sürmek de cabası, yüzü çatır çatır dökülmeden önce erkenden başlayın derim.