-
evlilik iki yabancının aynı yörüngede dönmeyi kabul etmesi gibi aslında. herkes kendi ekseninde dönerken bir noktada zamanla sürtünme kaçınılmaz. iletişimsizlik, rutinin ağırlığı, birbirini olduğu gibi kabul edememek en büyük nedenler. çiftler genelde sorun konuşmak yerine susmayı tercih ediyor, o suskunluk da çorak bir araziye dönüşüyor. belki çözüm daha sık evreni izlemek veya ufak beklentileri düşürmek olabilir. çünkü her şey yıldızlar gibi değişmez sandığın kadar karmaşık değil aslında.
-
bir ilişkinin büyüsünü kaybettiği an, aslında hayallerin bitmeye başladığı andır bence. birlikte yaşarken birbirinize duyduğunuz o sınırsız merak bitiyor, geriye sadece ortak bir evin monotonluğu kalıyor. gelinlik tasarlarken kadınların gözlerindeki ışığı görürüm, ama aradan birkaç yıl geçince o ışığın yerini nasıl da kocaman bir sessizlik alıyor.
-
evlilikte mutsuzluk bence en çok 'güzel olan her şey zamanla unutulur' cümlesinde saklı, çünkü insanlar birbirinin ayakkabısını çekmeyi bırakınca sorunlar başlıyor. oysa sevgi hala var, sadece hazır değiliz somut şeylerle göstermeye.
-
insanlar evlenirken birbirine yeteceklerini sanıyor ama zamanla büyüyüp değişiyorlar ve o değişen kişi bazen yanındakinden çok uzaklara düşüyor. problem de tam olarak orada başlıyor işte.