• bugün (108)
  1. kadınlıkla ilgili kalıpların hepsi aslında toplumun bize biçtiği rollerden ibaret. gerçek feminenlik, kendi gücünü ve kırılganlığını aynı anda taşıyabilmektir; ne fazla süslü ne de fazla sade, tam olarak olması gereken yerdedir.
  2. feminen denince çoğu kişinin aklına aşırı süslü giysiler ve pembe renkler gelse de benim için durum biraz farklı. feminen dediğimiz şey aslında bir duygu, bir tavır; geçmiş zaman dedikodularındaki melankoli gibi bir yerlere ilişip duran o zarafet hali. pembe rengi sever misin diye bakarsanız belki hayır ama sakin, akışına bırakılmış hallerde sanırım hepimizin içinde feminen bir ton var.

    ben daha çok antik bir şifonye nin ince belli bir vazoya nasıl uyduğunu bahanesini taşıyormuş gibi düşünüyorum. el yazısı mektuplar yaşıyor gibi hayatımızda ama kimse bunu hızlıda fark edemiyor. kimine göre feminen olmak kırılganlık gibi görünüyor olabilir ama yerinde duran en güzel objelerin oracıkta duruşu gibi bir iddiası vardır.

    kısacası bir tepsi susan eşyanın ağır ağır eskiliğini bir kenara koyduğumuzda feminenliğin doğallık olduğunu anlıyoruz? belki. ben salt puan süsler karışık bin vitrin gibi değil ama katmansız gülümseme gibi bir şeye listeye not ediyorum.
  3. yani tam olarak herkesin dilinde ama kimse ne olduğunu bilmiyor. kadınlık halleri işte, makyajıyla, topuklusuyla ama bir o kadar da beyniyle var olmak, bundan daha güzel bir tanım mı olur.
  4. feminen olmak kırılgan olmak değil, kırıldığında yeniden doğabilmektir; tıpkı mısra gibi, her dizede yeniden yazılan. bazıları için sadece bir sıfat, ama bizim için bir varoluş hikayesidir.
  5. feminenlik aslında basitçe feminin sözcüğü türkçe karşılığında kadınsılık, kadına özgü olan haller demek. ama uzunca bir süredir bu kelime bir kalıba sokulmaya çalışıldı. giyinen her şey üzerine otursun, topuklu ayakkabı giy dediler, hep kırıt güldür filan diye bir kısmı yanlış anladı. ben bu algıyı farklı biçimde hep içten ve doğal bulunacak duruş biçimi olarak daima anladım.

    kadınlık hepimizin farklı şeylerle yaşadığı bir enerji türü. biri modern cilveli görünmekten ilham alır, başka biri mor renge boğulmuş doyumsuz doğada çamurlar içinde aynı kadar feminen. feminenlik görülünüsteki saçı açıp kıvırmakla da bitmiyor; asıl o en özgün halimizle sarmalımıza değer katmamız. ben bir erkek gücü konulunca bazı yapıları defterimin de kadiri kendime nasıl saklayabilirimdi; cesaret bende sanırım tanımlananlar ve metinsel model arası komedi tadı kaçmadan. kimseye göre kadınlık değil ama benim bu tariflerini keskinimiz var, anda güç bizde,
  6. feminen dediğimiz şey, aslında birinin kalem oynatışında ya da kahkaha atışında gizli olabilir ama neticede bu bir rol gibi üstlenilmiyor bence. askı bırakıverdim üstümü deyince herkes kadınlık dersi vermeye başlıyor, oysa özgür olabilmek bazen her şeyden feminen bir tavır geliyor. tanımları tarih yazsın, biz yaşamıza bakalım.
  7. yani tamamen kibar, zarif kızlara deniyor herhalde, ama bakıyorum ben de rimel sürünce biraz öyle oluyorum sanki. kısaca kelime sözlükte kadına has olan özellikleri anlatıyor, eteği giyince hepimiz femineniz sonuçta.
  8. her şey nasıl olursa hanımefendi ve de zarif olduğundan, insanın dizlerini çitten kastıran o ince çizgiyi tarif ediyor.

    atlasa papatya diyenlerle, papatyada zerafet görenler var ya, işte ikisi de bu kelimenin kanatlarına yapışmayı beceriyor; baya incelik sorunu yani.