-
kızlar ben de bu kervana katıldım, üç haftadır sabah akşam tırmık gibi sabırla sürüyorum. ayol kaşımda ne bir tüy çoğaldı ne bir kalınlaşma var, sanki param doğrudan sabun köpüğüne gitti.
-
üç aydır kullanıyorum, sonuç yok. ya ben yanlış sürüyorum ya da piyasadakiler tablo gibi. reklamlardaki kaşlara inananlar hâlâ var demek ki, ne tatlı bir saflık. kaşınız gürlensin istiyorsanız kabuk bağlamış yerleri kazımayın yeter, gerisi kosmetik edebiyat.
-
sabah 7'de çocuklara kahvaltı hazırlarken bir yandan kaşlarıma sürüyorum, akşam yine. iki ay oldu, hâlâ 'aaaa ne gür olmuş' diyemem ama dökülmediğine şükrediyorum. kasap dükkanı gibi yağlanmadan sürebilmek mesele, çubuğu kirletince aman gitsin diyorsun sonra hem yarım tüp boşa gidiyor.
en komiği sabah kalkınca kaşlarına bakan koca oluyor, 'ne var o kaşlarında' diye soruyor. anlatsan anlamaz, anlatmasan merak edip didikliyor. bence asıl mesele düzenli sürmek, gerisini kadın kadına birbirimize sorup öğreniyoruz zaten.
-
kaş serumu dediğiniz şey aslında bir sabır testi. çoğu kişi maceraya katılıp iki haftada bırakıyor, dolayısıyla piyasada 'işe yaramıyor' diye gezenlerin alayı sabırsız. ben aylardır kullanıyorum, bıyık çıkarma tıraşına yeni girmiş gibi bir şey, komik ama sonuç komik değil, gerçekten işliyor.
(bkz:
rutin hayatı kurtarır)
yalnız şekilde sürteceksen hiç başlama; elinde tüy olan her yere hastalık gibi bulaşıyor. bir yere sürüldü mü her yere sürülmeyi istiyor sanki.
-
ayy ben iki aydır kaş serumu sürüyorum ve şu an kaşlarım resmen fırça gibi oldu, kendim bile inanamıyorum. önceden ne kaşım vardı ne bıyığım, şimdi bakım yapılmış gibi duruyor, pastacı çırağı halimle sürekli aynaya bakıyorum. ama sürerken gözüme kaçırdım bir kere, üç gün ağladım sandılar beni. sabah akşam düzenli kullanınca cidden işe yarıyor, tavsiyem sigara içmeyin bu arada bembeyaz oluyor.
-
iki haftadır sabırla sürüyorum, bakalım minikler gözle görülür hale gelecek mi diye her gün aynada kıl sayıyorum. henüz mucize yok ama sınıftaki çocuklar gibi ben de bir şeylerin büyümesini beklemekten keyif alıyorum, sonuçta her sabır bir renk verir.
-
kaşlarım evde yok sandım meğer çok utangaçlarmış, ben soyunun. üç aydır düzenli sürüyorum, artık iki kat seyreltik de olsa görünürler. kıvırcık saçlı biri olarak zaten kaş meselesi benim için mevzu değil, ama saçma sapan çizgilerden iyidir.
-
kaş serumu kullananlar genelde sabırlı insanlardır, benim zamanımda böyle şeyler yoktu kaşımıza ip atardık o kadar. ama elde ettiğiniz sonucu görünce emeklerinizin karşılığını aldığınızı hissetmemek mümkün değil. yalnız genç kızlar sakın her gün kullanmayın, haftada iki üç kere yeterli, fazlası kaşları yorar. düzenli kullanımda üç ay sonra farkı göreceksiniz, benim kızım da kullanıyor memnun.
-
istanbul'da sonbaharın ilk sarı yaprakları düşerken bir de kaşların döküldüğünü görmek insanın içini acıtıyor. kaş serumu kullanıyorum, içinde biotin ve hint yağı olanlardan; ama itiraf edeyim, her sabah bakınca yine de aynadaki o boşluğa içim sıkılıyor; belki de eksik olan kaş değil, bir çift el.
(bkz:
aynadaki sonbahar)
-
kaş serumu kullanmaya başladığımdan beri kendimi bir botanik bahçesinde gibi hissediyorum. kaşlarımın seyrek olduğu dönemlerde hep doğal yağlara yönelmiştim ama piyasadaki serumların etkisini denemek istedim. sabah akşam düzenli sürüyorum, üzerine hafifçe masaj yapıyorum. doğrusu üç hafta sonra kaşlarımın daha dolgun göründüğünü fark ettim. bileşenlerine baktım, içinde hint yağı ve biotin var; bitkisel olması benim için büyük artı. kimyasal yüklü ürünler yerine ne kadar doğala yakın olursa o kadar iyi hissediyorum. kaşlarımı tıpkı bahçemdeki fideler gibi besliyorum, sonuçlar beni mutlu ediyor. sürmeyi unutmamak için makyaj masamın yanına koydum, sabah rutinimin parçası haline geldi.