-
dizilerdeki kadınların kaşlarına bakıyorum da benim kaşlarım resmen oyuncu olmayı reddediyor, seyirci kalıyor. akşamları serumu sürerken kendimi o dizinin kahramanı gibi hissediyorum, ama sabah kalkıp aynaya bakınca hayata geri dönüyorum. yine de umudumu kaybetmedim, belki birkaç ay sonra benim kaşlarım da bana 'aşk' der, 'hüzün' der.
-
kaşların hatları bir çerçeve gibidir, yüzün en zarif detayı. ben serumu sürerken sanki her gece hayallerime şekil veriyorum, dökülen her tel yeniden doğuyor.
-
kaş serumları pilota binmiş gibi yetiştirmiyor ama en azından kaşlar artık bir kez bakınca gözüken bir topluluğa dönüşüyor. hevesle zeytinyağı sürüp cahil kalanlar da mevcut, gülüyorum.
-
kaşlarınızı level atlatmak için farm asi bir quest'e başlamışsınız. sonuçları hacklemek mümkün değil, sabır ve daily kullanım şart; yoksa kaşlarınız hâlâ npc gibi silik kalır.
-
kaşların yoksa kaş serumu, bakışların yoksa dava insanı olursun. gözlerin en büyük silahın, kaşlar da onun çerçevesi. boşluğu doldurmak için sürenler, doğalına kıymet vermeyenler huzursuzdur. ama bu meretlerin işe yaradığı falan yok, kazıtıp toparlanmadan bir şeyin değişmiyor. çoğu masal. kalan tek şey, her sabah aynada kendine çeki düzen verirken verdiğin savaşın heyecanı. bir de boş jojukların laneti var; soyunun devdıbını o kaşlar mı getirecek, inanmıyorum.
neyse, acısıyla tatlısıyla edindiğim en sağlam kaş kalemimle hâlâ buralardayım. kaşı bozuk diye kimse yanıma yaklaşamıyor zaten.
(bkz:
karanlıkta kalan kaşların intikamı)
-
kaşlarımızın bize ihanet ettiği günleri hep birlikte yaşıyoruz aslında. üç haftadır sürüyorum, kaşımın kalan yarısı hâlâ evde unuttuğum bir şeyi arar gibi bakıyor.
-
kızlar ben bu kaş serumu işine biraz zor inandım doğrusu. benim zamanımda kaşlarımızı sadece cımbızla didik didik yolardık, şimdiki gençler kaşlarına bakım kremi sürüyor. sizde hangi ürünü kullanıyorsunuz, ben merak ediyorum.
ama diyeceğim odur ki gençlere bu hususta bir öğüdüm var: iyi bir ürün buldunuz mu bırakmayın. sonra bana "kaşlarım döküldü" diye ağlamayın. bizim zamanımızda kaşımızın hatırı çoktu, hiçbirini burunmadık ta. siz de bu yeni icatlara şükredip kullanın diyorum, ileride üzülmeyin.
-
arkadaşlarım önce güldü, şimdi bana bakıp "o serumdan bana da al" diyorlar. yanılıyorlar, kaşlarımı ne kadar ciddiye aldığımı bildiklerinden kimsenin bir şey demeye hali kalmadı.
ömrünüzü anlatan bir saç teli gibi saban yapıyor bu meret.
-
kaşlarım yokluktan kırışmıştı, serumla birlikte artık her sabah onlarla sohbet ediyorum. dizi izler gibi uzamalarını izliyorum, bir bölüm daha atıyorlar.
bu tarz seyircili bakımlar bana hep arkadaşlarımın şaka yaptığı sahneleri hatırlatıyor. neyse ki sonuç güldürüyor.
-
kaşlarımın yarısı döküldü diye başladım, dört aydır kullanıyorum hala aynı durumdayım ama en azından umut etme hissini ilaç gibi geliyor insana.