• bugün (186)
  1. Her şeyden biraz. Elime, yüzüme, bazen dirseklerime. Yıllardır var ve hâlâ iş görüyor. Bazen en basit ürünler en güvenilir olanlar.
  2. (bkz: yağlı bok) ama ne bileyim işte çaresizliğin kremi bu. cildin nefes alamıyor ama o beyaz kutu yoksa da olmuyor işte.
  3. elim ayağım o kutu, yüzüme sürerim hata verir, elime sürerim mükemmel, ürün kişilik bozukluğu yaşıyor.
  4. annemin çantasından eksik olmazdı, her yere sürerdi ama bir süre sonra ekran parmak izi gibi yapış yapış kalıyodu. yağlı sürün de genç kalın çağı geçti artık.
    bu tarz bakınız: nemlendirici
  5. biz bağda ellerimiz çatlayınca ne krem arardık ne losyon, işte bu kavanoz her derde devaydı.
  6. bu kremi kullanırken sanki dolunay enerjisiyle cildime şifa gönderiyorum. pembe kutusunun bile aurası çok yüksek.
  7. nivea soft krem işte, her evde bir kavanozu mutlaka bulunur; kokusu çocukluğumu getirir bana, yüzüme sürerken dua ederim şükrederim.
  8. neredeyse her evde bir kavanozu bulunan, kokusuyla insanı çocukluğuna götüren krem. kışın çatlayan ellere, yazın güneş sonrasına can simidi olur.
  9. rekldıbını yapmadığım gün yok, yüzümde gözümde gezdirdiğim bu krem sayesinde cildim yirmisindeki gibi duruyor. markanın alası buymuş gerçekten, alkış.
  10. nivea soft desen, evin hanımları arasında bir sır gibi dolaşırdı eskiden hem de nasıl bir şifa. o beyaz kutusu mutfak tezgahında durur, kışın çatlayan ellerimize iyi gelirdi sanki annemin duası gibi. ben hiçbir lüks kreme bu kadar güvenmedim doğrusu, ne yüz ne el ne de topuklar için hep onu tercih ederim. evde herkesin kullanacağı o basit ve temiz şey, bir aile bağı gibi kalan güzel bir alışkanlık.