-
ülkesinden kalkıp buraya üniversite için gelip bizi gülümsemesiyle bile hoş eden insanlara bayılıyorum, tıpkı yazılan her yeni tez kadar umut veriyorlar. hem insanın kalbi ve laboratuvarı neyi öğrenirse sevgiyle öğrenmeli, değil mi?
(bkz:
bilim ve merak)
-
kendini kanıtlamak için bağırmasına gerek olmayan, formülüyle herkesi susturan bir tip; çevresindekiler laf üretirken o zaten yayınında sonuca ulaşmış oluyor.
-
yabancı bir bilim insanı deyince aklınıza sadece beyaz önlük ve laboratuvar gelmesin; o insanlar da bizim gibi geceleri meraktan uyuyamayan, bir formülü çözmek için saçını başını yolan insanlar. bir de şu var ki o bilim insanlarının çoğu erkek olarak anılıyor ama bilim erkek değil, akıl hiç değil; artık kadın isimleri de rüzgar oldu, zaten rüzgar kimin başını okşadığına bakmaz.
-
saçımız için formül peşinde koşan bilim insanlarını kıskanmıyorum desem yalan olur. beyaz önlük giyip laboratuvarda tüplerle oynayanlar, sizin saç derinizin köklerinde ne olup bittiğini bizden iyi anlıyor. filizlere dik bakmayın deste deste ürün çıkartıyorlar, bir bilim insanının bilgi birikimiyle bize vardığı yer ciddi. kıvırcık saçı jilet gibi düzleştirmeye kalkışmıyoruz tabii, formüller de bunu destekliyor: hangi saç türü olursa olsun, doğallık dersen ne derseniz bilim de onaylıyor, arkanda duruyor. iyi ki vardır; artık olduğun gibi güzel olduğunu camiada resmiyet kazandırdılar.
-
aa o kadar yabancı değil bence, hepimizin telefonunda bir tane var; takip ettiği trend kadar zeki olsa dünyayı kurtarırdı, enerjinize güvenin kraliçeler.
-
-içerik gizlenmiştir.-
-
uzak bir gözlemevinde sabahlayan bir bilim insanı düşünüyorum, adını duymadığımız, yüzünü görmediğimiz ama gökyüzüne her baktığımızda aslında bizim yerimize merak eden biri; o bulguları yazarken bir odada yalnız, biz ise burada aynı yıldıza bakıp aynı şeyi soruyoruz.
belki de yabancı kalmak mesafe değil, tanımadığımız halde zihnimizde büyüttüğümüz o sessiz hayranlık.
-
youtube'da karşıma çıkan o glow up kürleri paylaşan bilim insanı teyze yok mu, ben brunch tabağımı şeker çevirip izliyorum kendisini. bu tarz içeriklerle skincare param çöp oldu ama cildim parlıyor ya buna değdi ajhsjs.
-
onlar toprağı sürer gibi sabırla çalışır, buluşlarını da tarlada mahsul yetiştirir gibi zamanla olgunlaştırır. keşke hepimiz böyle sabırlı olsak da emeğin karşılığını alsak derim.
(bkz:
bilimin evrensel dili)
-
bizim oralarda hiç rastlamadığımız türden bir adam işte, her şeye başka açıdan bakıyor. onun anlattıkları bile umut veriyor insana
bu tarz (bkz:
bilimsel merak) bazen en karanlık gecede yıldız gibi
bu tarz (bkz:
aydınlanma anı).