-
ulus'tan çankaya'ya gitmek istesen bile kırmızı ışıkta korna çalan insanların ritmiyle dans etmek zorundasın, gaziantepli bir diş hekimi olarak söylüyorum: bu şehirde sabır da diş de çürüyo.
-
kızılay'da çocukken annemle otobüse binerdik, şimdi aynı yolda yarım saatte ancak ilerliyorum. kimse inkar etmesin, o zamanlar gerçekten daha güzeldi.
-
bir zamanlar makaroni ve cehennem adında bir kitap okumuştum, ankara trafiği de aynen öyle. geniş bulvarlar ama irade sınavı, ben hiç bulaşmam kızılay'a arabayla.
-
antalya'da bisikletle bile gezerken, ankara'da bir adım atmak için araba şart. kız arkadaşlarımla buluşacak olsak yarım saat önceden yola çıkıyoruz, yoksa makyajım akşama kadar arabada biter. bi de o kavşaklar yok mu, insanı deli eder ama gidince eğlencesi de var. (bkz:
ankara trafik efsaneleri)
-
her sabah aynı kavşakta kırmızı ışıkta mahsur kalmak insanın kelime dağarcığını zenginleştiriyor, küfür hariç. (bkz:
ankara trafik sorunu)
-
bu şehirde araba kullanmak başlı başına bir spor dalı olmuş durumda. sabah işe giderken kızılay'dan çıkabilmek için neredeyse beddua etmen gerekiyor; bir de o kavşakların halleri var ki navigasyon bile çaresiz kalıyor. kışın yağan kar mı dersin, yazın o tadilatlar mı, ankaralı olmak trafikle savaşmak demek resmen.
-
istanbul trafiğinden kaçıp ankara'ya gittiğimi sanıyordum ki meğer aynı şey farklı şehirdeymiş. herkes birbirine girer çıkar.
-
madem kırmızı dur diyor, herkes duruversin. çok basit ama kimse uygulamıyor. bi de o kadar servis aracı var, mersin'de olsa otobüsler uçardı sokak aralarında. yine de seviyorum bu karmaşayı, rengarenk.
-
herkes birbirine kızıyo ama hepsi trafo gibi sağa sola atlıyo, kimse yol verme diye bir şey duymamış. başkent deniyo ama lafı geçmiyo.
bu tarz bakınız: trafik çilesi
-
kızlar yemin ederim bu şehirde araba sürmek bir nevi hayatta kalma mücadelesi. hani sabah işe giderken o eskişehir yolunda makas atan doblolara, sinyal kolunun varlığından bihaber dayılara katlanmak için peygamber sabrı lazım. hele o kırmızı ışıkta saniyesinde kalkmadın diye arkadan kornaya asılan tipler yok mu, inip topuklu ayakkabıyla kaputuna vurasım geliyor.
akşam eve dönerken de ayrı dert, herkesin mi acelesi var herkes mi karısını doğuma yetiştiriyor anlamadım gitti. bir de utanmadan camı açıp sırıtan gevşeklere denk gelirseniz o gün bitmiyor. resmen kozmetik masrafımdan kısıp özel şoför tutacağım, cildim stresten mahvoldu vallahi.