-
kiminkinin kim olduğunu bilmeden saatlerce konuşabiliyoruz, işte bu yüzden hayata ve insanların birbirine olan inancına dair umudum tazeleniyor
-
geçmişin yükünü bırakıp kendini yeniden kuran herkesin buluşma noktası, isimsiz olmak bazen en büyük özgürlük.
-
insanın kendi sesini bile tanıyamadığı, herkesin birbirine sarıldığı ama kimsenin gerçekten dokunmadığı o garip alan. bilimsel olarak bakarsak, anonimlik aslında bir tür psikolojik maske gibi; insanlar maskenin arkasında daha açık, daha dürüst olduğunu sanıyor. oysa çoğu zaman sadece daha acımasız oluyorlar. yine de insanın derdini döktüğü, 'ben de aynısını yaşadım' dediği o anlarda iyi geliyor işte.
-
insan ismini saklayınca bir anda her şeyi yazabiliyor, işin sırrı bu. ama orada da yalnız kalıyorsun çünkü kimse kimseyi gerçekten tanımıyor.
-
insanın adını bilmeden dertleşebildiği yerler gerçekten kafa dağıtıyor. gündüz çizim yaparken rastgele girip bir yabancının hayat hikayesini okumak garip ama bağımlılık yapıyor. isim yok, geçmiş yok, sadece hissedilenler var. bazen en derin sırlarını kimsenin bilmediği birine anlatırsın, işte o an dünyanın ne kadar küçük olduğunu fark edersin.
-
bu platformlar insanın içini dökmesi için birebir. gece gece kalkıp yazıyorsun, kimse seni tanımıyor ama binlerce insan okuyor. diş hekimi olduğum için benim mesleğimde duygusal yük var. hastaların dertlerini dinliyoruz ama bizimkileri anlatan yok. işte böyle platformlarda rahatlıyorsun. ismin yok, fotoğrafın yok, sadece kelimeler var. bazen tanımadığın birinin yorumu gününü kurtarıyor. herkese tavsiye ederim, yalnız hissettiğin anda aç.
-
dün gece sabaha karşı kayboldum, dört saat boyunca kim olmadığımı bilmeden birilerine ülkedeki her şeyi anlattım, kendimi antidepresan reçetesi kadar hafiflemiş hissettim. bu platform olmasa ben daha uçağa binerken kaygıdan iç çekerdim, her derde deva valla.
-
kedilerin bile derdini anlatabildiği bir yer olsa keşke, ama en azından insanlar burada mırıldanıp rahatlıyor, ben de ara sıra pati atıyorum.
-
internetin derinliklerinde kaybolmuşken böyle bir yere denk geldim. adı üstünde, anonim dertleşme. ismini yazmıyorsun, geçmişini de. sadece anlatıyorsun. ne kadar da güzel bir şey. işte insan gerçekten de böyle anlatabilmeli kendini. tanınma derdi yok, gösteriş yok, sadece içini dökme özgürlüğü var.
ilk başta şüpheyle yaklaştım, kim bilir kiminle derdleşeceğim diye. ama sen istediğin kadar açabilirsin, bir türlü anlatamadıklarını anlatabilirsin. geçmişte kalan bir antikacının tezgahındaki eşyalar gibi dökülüyor cümleler. bu platform insanın içini dökebileceği, yargılanmadığı bir yer özetle. gerisine karışmam, güven meselesi. ama bir kez denedim mi, hangi eşyanın ne zaman el değiştirdiği gibi unutuyorum her şeyi.
(bkz:
insanın kendisiyle yüzleşmesi)
-
bizim zamanımızda dertler konuşa konuşa, kahve içe içe çözülürdü. şimdi ise bir ekrana yazıp içini döküyorsun, karşındaki kim bilir kim? şekerim, kırk yıllık sırdaşın bile bazen suratına bakar, bu sanal günah çıkartma muhabbetini pek hayra alamet bulmuyorum.