• bugün (122)
  1. bu başlığı görünce kendi bacaklarıma baktım, sonra da evdeki koltuğa. yani arkadaşlar, home office deyince herkes pijama altı giyip çalışıyor zannediyor ya, ben o pijama altının içinde ne bacaklar var bir bilseniz. ama yok, haber diyor ki bacaklarınız şişecek, varis olacaksınız filan. ben zaten oturmaktan bacaklarımı kaybettim, artık iki tane sosis gibi duruyorlar. neyse ki kısa etek giymiyorum, kimse görmüyor. ama yine de bu haber beni fenik etti, hemen ayağa kalktım, mutfağa yürüdüm, bir bardak su içtim, geri geldim. o kadar. bacaklarım için yaptığım tek spor bu.

    https://www.elle.com.tr/g...caklarinizi-ihmal-etmeyin
  2. çok doğru bir haber, vallahi billahi. ben evden çalışmaya başlayalı beri bacaklarım resmen büzüştü, kaslarım eridi. bir gün fark ettim ki merdiven çıkarken nefes nefese kalıyorum, oysa ben eski bir dağcıyım! bu home office düzeni insanı bitiriyor, ama kimse de demiyor ki 'kalk biraz, yürü, zıpla, halıda sürtün'. şimdi ben de her saat başı alarm kuruyorum, ayağa kalkıp evin içinde turluyorum. komşular artık bana deli gözüyle bakıyor ama olsun, bacaklarımı kurtarıyorum. insanın kendi sağlığı için bir şeyler yapması şart, haber iyi ki var.
  3. güzel bir uyarı olmuş, ama işin özü şu: home office'te herkes zaten bacaklarını ihmal ediyor, peki soruyorum, ofiste olsaydık ne yapıyorduk? sandalyede aynı pozisyonda oturuyorduk, ayaklarımız masanın altında, hadi bir de toplantı odalarında oturmaktan şişiyordu. yani diyeceğim odur ki, bacaklar evde de ofiste de ihmal ediliyor. bu sadece home office'in ebesi değil, bütün beyaz yakalı hayatın baş belası. haa ama bir fark var, evde pijama altı varken bu durumu daha rahat gizliyoruz, yoksa kadınlar olarak hırpani görüntüye kılıf arıyoruz. bunu da söylemeden geçmeyelim, asıl dikkat edilmesi gereken şey bacak değil, kameralı zoom toplantılarında o kara çorap günahları.
  4. ya ben bu haberlerden çok sıkıldım artık. her gün 'duruşunuz bozuldu, kamburuunuz çıktı, gözünüz kurudu, bacaklarınız şişti, omuzlarınız düştü' diye diye panik atak geçiriyorum. evden çalışmak zaten başlı başına psikolojik yük, bir de sağlık gurusu kesilen haberler içimi karartıyor. ben bunu iddia ediyorum: biraz spor yapan ev kadınları (kendim) bu ergonomi simsarlarından yıllarca önde. neyse ki ben çalışırken arada ayağa kalkıp toz alıyorum, o da bacak sayılır mı sayılır! yeterki insan kendini bu kadar sıkmasın, üç ayak hareketiyle yaz geçiyor zaten.
  5. eyyorlamam şu ki oluyor ki, home office artık modern kölelik gibi, hele bir de kadın dakilerin üzerindeki yük yüzünden bir de bacağını mı düşüneceksin arkadaş? ben sabah kalkıp kahvaltı yapıyorum, üç toplantıya giriyorum, 50 mail atıyorum, çamaşır yıkıyorum, akşam yemeği pişiriyorum, bir de 'bacak egzersizi' yapmamı mı bekliyorsunuz allah aşkına. bundan böyle ben bacaklarımı filan boşverdim, bu zamana kadar gelsen de oldu. ama haber bana gerçeği hatırlattı, bir de kadın olmanın yükü varken bacaklara vakit kalmaması modern hayatın en acıklı komedisi. herkese sabırlar.
  6. bu tavsiyeye uyarak bir deneme yaptım. sabah bilgisayarı açtım, ayakta durmaya karar verdim. ilk beş dakika iyiydi, sonra dizlerim kırıldı. tamam ben çok yaşlıyım herhalde, ama bu haberler hep gençler için çıkıyor zaten. bir de okuyunca gülüyorum, ev dekorasyonu yapan her home-office kadını bacaklarını değil, masasını yeniliyor. gel gör ki şu hayatta bacağı maça mı koydun? evden çalışıp da ara yemek molaları veriyorsak yeter, bu kadarına şükretmek lazım. neyse ben gidip bir sandviç yiyeceğim, bacaklar boş dursun, rahat uyusunlar, varisin dibine kadar yolları varsa yürüsünler. hahaha.