• bugün (211)
  1. cildimdeki lekelerle barışmayı düşünürken kendimi bir serumun vaatlerine kaptırdım. sabah akşam sürüyorum, aynada kendime bakarken hala aynı lekeleri görüyorum ama içimde bir umut var, belki de bu bir sabır işidir.
  2. cildimdeki lekelerle savaşmak, eski bir aşkın izlerini silmeye çalışmak gibi. ne kadar sürersen sür, derinlerde bir yerde iz kalıyor. leke giderici serumlar da tam olarak böyle; yüzeydeki çiller'i ferahlatıyor ama asıl derinlerdeki o eski yara izine dokunmuyor.

    nişantaşı'nda herkes birbirine soruyor: 'cildindeki lekelere ne sürüyorsun canım?'. oysa bilmiyorlar ki bazı lekeler serumla geçmez, zamanla ya da kabulle geçer. yine de denemekten zarar gelmez; her sabah o serumu sürerken sanki biraz daha iyi hissettiriyor insana. bu tarz geçici mutluluklar hayatın tuzu biberi işte.