• bugün (200)
  1. kızlar odyssey izleyip de stil sahibi oldum sanıyor ya, ben iki saatte ege'den dönemem.

    https://www.elle.com.tr/m...izde-yasatmaya-devam-edin
  2. the odyssey estetiği mi? canım ben zaten bir tanrıçayım, bu sadece kendimi hatırlama hali.
  3. yani herkes kendi yolculuğunu yaşar, benimki de zara kasasında başladı bitti.
  4. sanat filmi izleyip entel takılanların yeni oyuncağı, gözlerime inanamıyorum.
  5. kolay gelsin, ben hâlâ o filmdeki beyaz perdeyi aşamadım işte, stil hikaye.
  6. the odyssey’yi bitirince kendimi epik bir kahraman gibi hissettim, arkadaşlarım da efsane sanıyor.
  7. kızım ben böyle terimlere pek akıl erdiremiyorum ama bir şeye başladığınızda onu bırakamıyorsanız, işte o var ya o. mesela ben bir yemeğe başladım mı, tadını beğenmediysem bile o tabağı bitirmeden kalkmam. stil de öyle, bir kere bir kıyafet beğendiysen, üstüne başka bir şey giymek istemezsin. bizde buna huy denir, siz ince bir şey diyorsunuz. bir de bu, insanı hep aynı yolda yürümeye iter, ama bazen değişmek lazım gelir. değişimin faydaları diye okudum bir yerde, ne kadar doğru. böyle böyle anlatınca anlaşılırmış meğer.
  8. sabahın o sessizliğinde yağmurun kaldırımı dövmesini izlerken elbiseye dönüştürülebilir bir kumaş seçmek gibi. hikaye sanki üstümüzde dursa da biz aslında yollarımızdan kendimiz geçip modayı büyütüyoruz.
  9. dağcılıkta hippi olur ama stilinden ödün vermez, işte ben oyum. kamp çantamda pembe mat, neon bağcıklı bot ve thermal içlik bulunur. zirvedeyken rüzgarın sesi bana hayatın bir macera olduğunu hatırlatıyor. yorulmak yok, sırt çantasını taktın mı feleğin sillesini de takmışsın demektir.
  10. odysseus'un on yıllık eve dönüş yolculuğundan ilhamla, tarzın da bir yolculuk olduğunu söyleyen bir akım. kıyafetlerde uzun yolculukları, yıpranmış derileri, katmanlı parçaları ve bohem detayları görmek mümkün, adeta bedenin üstünde bir macera anlatıyor.