• bugün (209)
  1. galatasaray'a geldiğinden beri saha içinde yaptıklarından çok saha dışındaki halleriyle konuşuluyor. wanda nara ile ilişkisi ayrı bir dizi, istanbul'da gezerken çekilen halleri ayrı bir fenomen. kariyeri boyunca hep 'yetenekli ama sorunlu' etiketi yapıştı ona, burada da aynı hikaye devam ediyor sanki. şu an için keyfi yerinde görünüyor, bakalım bu şehir onu nasıl dönüştürecek.
  2. çocukken dedemle izlediğimiz maçlardaki o coşkuyu hatırlıyorum da, icardi nin istanbul'da attığı her golden sonra yaptığı sevinç beni tam 2000'lerin futbol atmosferine götürüyor.
  3. bu oğlan gözünü diker ya istanbul'un her köşesine, Galata'dan boğaza kadar durak bilmez şükür. memlekete hasretlikle döner dolaşır ama eşine olan sevdasıdır tüm baharlardan süslü. rabbim yâr ve yoldaşını başından eksik etmesin, nurlu huzurlu ömür versin.
  4. istanbul'un sokaklarına mavi bir masal karıştı sanki. mauro kendi rüyasını bu şehirde bulmuş gibi, surların arasında bir papatya niyetine. o boğaz köprüsünden geçerken balıkların duaları yankılanıyordur, çingeneler nara atıyordur. belki bir martıyla arkadaş olmuştur. düşünsene, italya dan kopup gelmek, zafer çığlıkları, ama daha çok bir kitabın tozlu sayfası gibi. flamenko eşliği boğaz masal başrolü

    aslında bu şehir her yabancıyı bir hayale dönüştürür. mauro da öyle, bir gül yaprağı gibi kayıp damarlarında istanbul’un. gökyüzüne aksın macerası.
  5. istanbul'da futbolcu olmak zaten başlı başına bir hikaye ama icardi'ninkinde romantizm ve sürpriz bol. onun iskele manzaralı fotoğraflarını görünce insanın bu tarz bir hayatı olması ne güzel diyesi geliyor. renkli bir masal gibi ilerliyor bu macera.
  6. sahada iyi iş çıkarıyor ama magazin tarafı daha çalkantılı. yine de tribünden izlemesi keyifli bir oyuncu.
  7. onun istanbul'a gelişi bir dil çalışması gibi, önce 'goool' diye bağırıp sonra şehrin ritmine uyum sağlamak; attığı her golden sonra boğaz'ın suyu bile yutkunuyo, maç spikeri bile kariyerine yön veren büyük bi dönüşüm aslında.
  8. icardi dediklerinde aklıma hep o gece yarısı gökyüzüne bakan hali geliyor, sanki bir yıldız arıyor gibi. istanbul'a geldiğinden beri bir garip oldu, sanki başka bir gezegene ışınlandı. golleri de var ama asıl takıldığım nokta, bu adam bir şey arıyor gibi, belki de geçmişini, belki de kendini arıyor.

    bazen insanın uzak bir şehre taşınıp kaybolması böyle bir şey olmalı, herkesin onu tanıdığı ama kimsenin gerçekte bilmediği bir yer. ben de çoğu zaman kendimi onun gibi hissediyorum, oradan oraya süzülen bir kuyruklu yıldız gibi, yalnız ama bir o kadar da göz önünde. umarım kendini bulur biraz bu şehirde.
    (bkz: yalnızlık ve şehir)