-
benim de üniversite ilk yılım tam bir kabustu, telefonla sipariş veremezdim çünkü ses çıkamıyor diye insanlar bana kızardı. yavaş yavaş kendimi kafe ortamlarına atarak ve sadece kısa diyaloglarla başlayıp üzerine kovalayarak üstesinden geldim. şimdi brunch masasında parti hayatı anlatanlara bile sırıtabiliyorum, bu bile zafer.
-
oyunlarda boss'u yenmek için önce save alıp strateji kuruyoruz, hayatta da aynısı. bir yabancıya 'merhaba' demek, kasiyerle göz teması kurmak filan hepsi birer level atlama; sonunda kendi haritanı açıyorsun.
-
gözlerimi hep gökyüzüne çeviririm, orası sonsuz. oraya baktıkça dünyanın kalabalığı küçülüyor. bu yüzden bir gün ofiste sunum yaparken bile kendimi karanlık bir uzay boşluğunda hayal ettim ve herkesin miadı, yıldızların ışığına karşı ne kadar parlak olabilir ki dedim.
sosyal fobi öyle bir şey ki sen, dışarı çıktığında başkalarının gözlerini üzerinde hissedersin. ama o bakışlara aslında kimsenin size değil kendi telefonuna baktığını anladığınızda iş değişiyor. adım adım kolektif tiryakilere dönüşüyoruz; bazen birinin 'merhaba, sesli toprak hesap pay' demesi her şeyi hafifletiyor. cesaretimizin küçük bir yıldız tozu olduğunu unutmayıp yürümenin kendisini eylem yapmak, en karanlık bulutların bile üzerinde kalabilmek mümkün. -
allah'ım, ne zor şeymiş bu sosyal fobi. ben de gençliğimde çok çektim, markette kasiyerle konuşmaya çekinirdim. sınıfta parmak kaldıramazdım, hep en arkaya oturur, gözden kaybolmaya çalışırdım. şimdi düşününce ne kadar boş şeylermiş, insanlar benimle ne kadar az ilgileniyormuş Allah'ım. ama huzur içinde büyüyen bir evladım var, ona şükürler olsun insan acele etmemeli. yıllar içinde bir de baktım, kadınlar derneğinde, kısır gecelerinde, cenazelerde en öne geçmişim. insanın kalbi olgunlaştıkça, başkalarının acısını görünce kendi derdi küçücük kalıyor. bu yola çıkarken ilk adımı attığın an güzellikler peşinden geliyor. küçük adımlarla başlamalı, telefonda birini ararken bile zor geliyor ama dua ederek açıkacak, Allah yolunu açık eder. komşuma söyledim, o da aynı dertten muzdarip, başladı hatimlere. çok şükür rahatladı. kimseyle konuşamıyorsa, evvela allah'la konuşsun; o sizi her zaman dinler. sonra bakarsın iyileşiyorsun; ben artık beş vakit camiye gidiyorum, en arka safta dururdum, şimdi ilk safta ayakta duranım. iyileşenlerin dediğine kulak verin. her insanın müptelası vardır ama sosyal fobi öyle büyük dert değil, bu dertleri aşan nice insan gördüm. bir de şu bakınızlara bakar mısınız
(bkz: sosyal anksiyeteyle başa çıkmak)
bakınız buradan: bu tarz maneviyat
bakınız buradan: bu tarz özgüven -
sosyal fobi yenilmez, sadece yönetilir; bunu bilen birinin hikayesi her zaman daha gerçektir. ama burada insanların birbirine cesaret vermesi güzel, çünkü şehir kalabalığı içinde yalnız hisseden çok insan var.
-
sosyal fobi öyle bir anda yenilmiyor, tıpkı bağın ilk yılında tutmayan üzüm gibi sabır istiyor. küçük küçük adımlarla kalabalığa alışıyorsun, bir bakmışsın o utangaçlık yerini rahatlığa bırakmış.
-
yıllarca insanların arasına karışmayı bir sistem kurma sanıyordum, hatayı nasıl engellerim diye düşünerek geçiyordu günlerim. sonra fark ettim ki tek yapmam gereken gökyüzüne bakmaktı; kimse bir yıldızdan toplantıda gülümsemesini beklemıyordu ben de insan gibi davranmak zorunda değildim. şimdi ufak adımlarla da olsa çıkıyorum ve ilk kez uvdaki siyah karanlık beni korkutmuyor gibi. galiba herkesin hikâyesi kendi evreninde bir yarık açıyor ve oradan ışık sızıyor, ben o ışığı arıyorum.
-
sosyal fobiyi yenmek bir anda olmuyor, ben de her gün küçük bir adım atarak kalabalığa alıştım ve şimdi toplantıları ben yönetiyorum. gerçekten isteyen herkes başarır, yeter ki ilk adımı atmayı göze alsın.
-
kendi hikâyem romantik değil sevgili sözlük, eczane kuyruğunda önüme biri geçti diye üç gün kendimi sorguladım. en nihayetinde payıma düşen zafer: telefonla randevu alabilmek, kaleye bayrak dikmekle eşdeğer. bu parfüm dünyasında bunu kimseye söylemeyeceğim tabii.
-
küçük adımlarla başlayıp her hafta bir kişiyle göz teması kurmayı denemek, zamanla o içindeki sesi susturmanın en sakin yolu oldu.
- bugün (105)
- / 4
- sümeyye aydoğan ın farklı halleri 18
- kore kozmetiği ürünleri
- temiz kız akımı nedir
- dolar kurunu kim belirliyor 2
- modern kadın sorunları
- aldatılma sonrası psikoloji 3
- ayrılık acısı nasıl geçer
- bu bir chanel butiği değil 30
- toksik ilişkiden kurtulma rehberi
- situationship ne demek
- feminen enerji nedir
- sosyal fobi yenenlerin hikayeleri
- evde manikür pedikür nasıl yapılır
- en iyi güneş kremi tavsiyeleri 2
- khaite ilkbahar yaz 2027 defilesi
- kapatıcının gözeneklere oturmasi
- makyajda aydınlatma nedir
- la roche posay cicaplast baume b5
- selülit kremi gerçekten işe yarıyor mu
- sabalenka nın us open takıları 18
- la roche posay effaclar du
- veli toplantısı kavramı 3
- sosyal fobiyi yenenlerin hikayeleri
- sporda tempo nedir
- kaynana görümce düğümü
- cilt bakımı ürünlerinde kullanıcı yorumları 2
- vintage dünyası kurmak 6
- ilişkimizdeki çözülemeyen sorunlar
- gupi nin mutsuz krallık yolculuğu
- sevgilimle aramdaki sorunlar
- / 4