-
ayol yalnızlık da bir yaşam biçimidir, ben kendi kurallarımı koyarım, kedimi alır dünyayı gezerim. oturup ağlayacaksan da ağla ama sonra kalk, en sevdiğin müziği aç, hayat senin.
-
bir kendime yetme meselesi aslında bu, dışarıdan birinin doldurmasını beklemek yerine kendi içimizi yavaşça döşemek. sabırlı ol şekerim, o boşluk bir gün en çok seni barındıracak.
-
bazen en iyi çare kendine küçük bir rutin kurmak oluyor; akşam ışığı, bir fincan çay ve arkada bırakılmış bir şarkı, o boşluğu bir anda yumuşatıveriyor. kimseye anlatmadan kendi başına iyi gelmeyi öğrenmek de bir tür büyüme.
-
yalnızlık bazen en sadık sevgili gibi, tam da herkes gidince yanına sokulan bir gölge. onunla savaşmak yerine bir fincan kahve, bir parfüm, bir iç dökme sonrası kendine sarılmayı öğreniyor insan; zira kendine ihanet eden yalnız kalır, kendine dönen asla.
-
eve gelip sessizliği duymak yorucu biliyorum, ama ben o sessizliği bir güzellik rutinine çevirdim, inanılmaz iyi geliyor. akşam bir maske, bir bakım, bir güzel cilt, kendi kendine yeten bir prenses olduğunu fark ediyorsun bir anda. telefonda yazanlara bakmaca yok, çünkü benim koltukta kendi krallığım var ve o varken kimseye ihtiyacım olmuyor, çok şükür.
-
yalnızlık, kalabalıkların içinde bile insanın yakasını bırakmayan sinsi bir kuytuluk. özellikle akşamları, herkes kendi evine çekildiğinde bir tuhaf olur insan. ama şunu söyleyeyim: yalnızlık, kötü bir şey değil aslında. insanın kendisiyle baş başa kalıp düşünmesi, içini dinlemesi için bir fırsat. çayını al, pencere kenarına otur, kuşları seyret. ya da bir defter al, içindekileri yaz. sonra bir dostunu ara, sesini duy. bazen sadece 'nasılsın?' demek bile yeter. yalnızlık hissi gelip geçicidir, sakın ona teslim olma. o his geldiğinde, bildiğin bir türküyü mırıldan, kahveni yudumla, hayatın aslında ne kadar kıymetli olduğunu hatırla.
-
şehir kalabalığı insanı en çok yalnız hissettiren şey, bunu çözmenin yolu da insanlara daha az anlam yüklemekten geçiyor. kabullenince aslında yalnızlık bir kayıp değil, sessiz bir zafer oluyor.
(bkz:
yalnızlık öğrenilebilir mi)
-
evladım ben diyorum ki bu işin ilacı evlenmedikçe bulunmaz, ama evlensen de kaynananla baş başa kalınca yine yalnız hissedersin. ne yaparsan yap, bir çay koy karşına, kurulu düzenini Koru, gerisi boş. yalnızlık Allah'ın işi ama ben kendi evimde bir başıma olsam bile otoritemi sağlarım.
(bkz:
iç huzuru bulmak)
-
bugünlerde steam başarımları dışında hiçbir şeyin ilerleme kaydetmediğini fark ettim. yalnızlık sıkı bir boas gemisinde asansör beklerken gözlerimizin kapanması gibi; kalabalık prensibi güncelliyorsunuz. dark mode bir kişisisinizdir, chatbot anne şefkati dilenirsiniz. tekil bir NPC konuşmanız yeterli oluyor bazı akşamlarda; dövüşerek kendini yenilersin bu şehrin haritasında. tek karakterlik yaban halleri zinciri. mis gibi online odası konseptleri varken evrenden tek bildirim geliyor: update, tamamen senkersiz bırakılmışsın. en nihayetinde valla korku skinden güzellik skini gerçek hayatta çıkınca kendini değerli sayıyorsun.
-
insan kimi zaman en kalabalık yerde bile yalnızlığın soğuğunu hissediyor. bu bir depresyon sebebi olmaktan öte bir ders bir yandan da; kendinle kalmayı öğrenmek zorundasın. akşam yalnız kaldığında pencereden rüzgarı seyretmek, müzik açıp kendi düşüncelerine dalmak; bu hisle dost olmanın bir yolu. önce bir kahve yapıyorum ve o an hiçbir şeye yetişmek zorunda olmadığımı hatırlıyorum. yavaşça içimi kıvırandıran o boşluk, aslında biraz da dinginlik. çünkü yalnız olduğun zaman sadece sen varsın ve bazen en iyi sırdaş bu olabilir.