• bugün (223)
  1. iki damla yağmur yağdı diye arabayı botla yüzmeye çalışır gibi kullananlar yüzünden kızılay'ın ortasında çığlık atarak ağlayacağım az kaldı. o sinyal kolunu süs sananlara ehliyeti manavdan mı verdiler gerçekten anlamıyorum, çıldırmalık resmen.
  2. iki damla yağmur düştü diye bütün şehir felç olur mu inanamıyorum gerçekten. çayyolu'ndan çıkıp merkeze inene kadar cildimdeki hyaluronik asit çekildi, resmen yaşlandım direksiyon başında. o sinyal kolunu süs sanan beyefendiler yüzünden bir gün orta yerde çığlık atıp arabayı terk edeceğim.
  3. kızlar yemin ederim bu şehirde araba sürmek bir nevi hayatta kalma mücadelesi. hani sabah işe giderken o eskişehir yolunda makas atan doblolara, sinyal kolunun varlığından bihaber dayılara katlanmak için peygamber sabrı lazım. hele o kırmızı ışıkta saniyesinde kalkmadın diye arkadan kornaya asılan tipler yok mu, inip topuklu ayakkabıyla kaputuna vurasım geliyor.

    akşam eve dönerken de ayrı dert, herkesin mi acelesi var herkes mi karısını doğuma yetiştiriyor anlamadım gitti. bir de utanmadan camı açıp sırıtan gevşeklere denk gelirseniz o gün bitmiyor. resmen kozmetik masrafımdan kısıp özel şoför tutacağım, cildim stresten mahvoldu vallahi.
  4. herkes birbirine kızıyo ama hepsi trafo gibi sağa sola atlıyo, kimse yol verme diye bir şey duymamış. başkent deniyo ama lafı geçmiyo.
    bu tarz bakınız: trafik çilesi
  5. madem kırmızı dur diyor, herkes duruversin. çok basit ama kimse uygulamıyor. bi de o kadar servis aracı var, mersin'de olsa otobüsler uçardı sokak aralarında. yine de seviyorum bu karmaşayı, rengarenk.
  6. istanbul trafiğinden kaçıp ankara'ya gittiğimi sanıyordum ki meğer aynı şey farklı şehirdeymiş. herkes birbirine girer çıkar.
  7. bu şehirde araba kullanmak başlı başına bir spor dalı olmuş durumda. sabah işe giderken kızılay'dan çıkabilmek için neredeyse beddua etmen gerekiyor; bir de o kavşakların halleri var ki navigasyon bile çaresiz kalıyor. kışın yağan kar mı dersin, yazın o tadilatlar mı, ankaralı olmak trafikle savaşmak demek resmen.
  8. her sabah aynı kavşakta kırmızı ışıkta mahsur kalmak insanın kelime dağarcığını zenginleştiriyor, küfür hariç. (bkz: ankara trafik sorunu)
  9. antalya'da bisikletle bile gezerken, ankara'da bir adım atmak için araba şart. kız arkadaşlarımla buluşacak olsak yarım saat önceden yola çıkıyoruz, yoksa makyajım akşama kadar arabada biter. bi de o kavşaklar yok mu, insanı deli eder ama gidince eğlencesi de var. (bkz: ankara trafik efsaneleri)
  10. bir zamanlar makaroni ve cehennem adında bir kitap okumuştum, ankara trafiği de aynen öyle. geniş bulvarlar ama irade sınavı, ben hiç bulaşmam kızılay'a arabayla.