• bugün (113)
  1. instagram fenomenlerinin gazına gelip aldım ama bacaklarımı yolunmuş tavuğa çevirmekten başka bir halta yaramadı. o portakal kabukları yerinde duruyor, ben de kızarmış bacaklarımla oturuyorum.
  2. saç diplerimi havalandırırken birden kendimi bir türk dizisindeki gibi hissettim, saçlarım rüzgarda dalgalanıyor, fon müziği yükseliyor. at kılı fırçası gerçekten saçı kabartmıyor, elektriklenmeyi alıyor. ama ilk kullanımda biraz garip, hayvan gibi kokuyor, yıkayınca geçiyor.
  3. uzun zamandır merak ediyordum nihayet bir tane aldım. saç diplerimi uyandırdı resmen, saç derime yaptığı masaj başka hiçbir fırçada yok.
  4. saçına bu kadar nazik dokunan bir şey varsa dünyada o da bu fırça olmalı, minik parmaklar gibi.
  5. makyaj severlerin hayatında bir dönüm noktası olan alet. bazıları 'sihirli değnek' der, bazıları 'cildime ihanet ettim' der. benim fırçadan önceki hayatım, fırçadan sonraki hayatım diye ikiye ayrıldı. cildim o kadar yumuşadı ki evdeki kediler bile kıskandı.
  6. benim zamanımda saç fırçası deyince akla at kılı gelirdi, kızlar saçlarını öyle parlattı; şimdi herkes elektronik şeylerle uğraşıyor, ama işin sırrı hala o.
  7. cilt bakım rutinlerinde doğallık arayışının son durağı genelde at kılı fırçası oluyor. ben de geçen gün bir tane edindim, fırçanın üzerindeki kılların yumuşaklığı gerçekten başka; ama işin içine sabun ve su girince o kılların kaderi de değişiyor haliyle. her kullanım sonrası iyice durulayıp kurutmak lazım, yoksa fırça bir süre sonra hem şeklini kaybediyor hem de ciltte tahrişe yol açabiliyor.

    en çok zorlandığım nokta, fırçanın çok sert olan modellerini seçmek oldu; sert kıllar yüzümde minik kızarıklıklar yaptı. ama yumuşak olanı, kan dolaşımını güzel hareketlendiriyor ve ölü deriyi nazikçe alıyor. sabırla ve nazikçe kullanınca iyi sonuç verdiğini düşünüyorum. bazıları kıl fırçaların cildi çizdiğini söyler, biraz da kurutma ve baskı hatası olabilir. yine de gül kurusu kokulu sabunlarla kullanmak bence ayrı bir ritüel haline geliyor, hem cilt hem de ruh için şifa.
  8. saç diplerine masaj yaparken insanın içi ısınıyor gerçekten, ama benim asıl fark ettiğim şey saçlarımın daha yumuşak durduğu. her sabah birkaç dakika fırçalayınca güne daha derli toplu başlamış gibi hissediyorum.
  9. makyaj rutinimin en keyifli kısmı haline geldi desem yalan olmaz. at kılı fırçaların yüze değdiği an hissettiği o yumuşaklık insanı alıp götürüyor. bence bir kadının makyaj yaparken kendini şımartması da önemli, işte bu fırçalar tam da bunun için var.

    ilk başta fırçalar kokuyor diye duymuştum, gerçekten haklılarmış. doğal kıl olduğu için hafif bir hayvansal kokusu var ama birkaç yıkamadan sonra geçiyor. makyajı yüzde o kadar güzel dağıtıyor ki, allık ve pudra uygulamasında asla yapay görüntü bırakmıyor. bence cildinize verebileceğiniz en zarif dokunuşlardan biri, denemeyen kadınlara tavsiye ederim efendim. bir de temizliğini ihmal etmeyin, her kullanımdan sonra hafifçe silmek yeterli. şimdiden iyi makyajlar.

    (bkz: doğal fırça bakımı)
  10. ilk kullandığımda saçım statik elektrikle şekil değiştirip bir puzzle'a dönüştü. sonra öğrendim ki ıslak saçta kullanmıyormuşsun, kuruda ve azar azar. şimdi alıştım, saç diplerim normalde hiç olmadığı kadar rahat hissettiriyor, belki de fırçanın psikolojik etkisidir.