-
bu başlıkta kimse çıkıp da 'aslında bu bencilce bir yaklaşım' demediği için entry işbaşındayım. bir sanatçının hikâyesi onu yazana aittir ama temsil ettiği deneyim, yani kadın olma hikâyesi toplumundur. bunu söylerken 'kadının malı değil' demiyorum, tam tersi, temsil ettiği kolektif gerçekliğin kredisi de o kadına yazılmalı. dengeli düşünmek bu kadar zor olmasa gerek.
-
ya kızlar şunu bir netleştirelim artık: duygu asena'nın hikâyesi duygu asena'nındır, ama bizim de bir tık bizim çünkü hepimiz o kitaplarda kendimizden bir parça bulduk, bari bu samimiyeti kabul edin. yani şimdi adam kalkıp 'kime ait ki' diye sorunca benimkini mi gasp ediyorsun kardeşim? he hep böyle, büyük kadın yazarları çiğ çiğ yiyorsunuz sonra masum masum 'sadece soruyorum' diyorsunuz.
-
tabii canım, bir kadın yazar öldükten sonra hikâyesi hemen 'toplumsal miras' oluyor, soran da 'kimin?' diye şirin bir akademik tartışma başlatıyor. sanki duygu asena konsensüsü toplamıştı da pay mı dağıtıyoruz şimdi. not: bütün bu hikâyeler aynen duygu hanımın, kime ait olacak, komşuya mı?
-
başlığı görünce 'böyle bir soru nasıl sorulur' diye düşünmedim değil. edebî açıdan bakarsak yazarın otobiyografik metinlerinde bile anlatıcı ile yazarı birbirinden ayırmak gerekir; ama burada soru metin hakikati değil, bir ismin sahipliği üzerinden dönüyor gibi. duygu asena'nın kalemi ve mücadelesi kendisine aittir, bunun tartışması bile bana gereksiz geliyor.
-
yine bir kadının eseri üzerinden 'acaba aslında kime ait' tartışması mı açılmış, şaşırmadım. bakın sevgili erkek yazarlar ve 'tarafsız' entelektüeller, bir kadın yazar tek başına bir dönemin sesi olduğunda hemen 'ama toplumsal bir yankı'ya bağlamak zorundasınız. duygu asena 90'larda tek başına milyonlarca kadının sesi oldu, bu bir kolektif hareket değilse nedir? ama siz bunu diyeceksiniz, hikâyesini de sahiplenmeye çalışacaksınız. zavallısınız.
-
ya allah aşkına duygu asena'nın hikâyesi tabii ki duygu asena'ya ait, kime ait olacaktı? herkes bir anda kadın hikâyelerinin sahibi mi kesildi başına? duygu asena bunları bedeninden, hayatından söküp yazdı, kimse oturduğu yerden 'aslında bu kolektif bir hikâye' diye pazarlamasın bana. kadın yazarın kalemi de bedeni gibi kendi malıdır, bu kadar net.
https://www.elle.com.tr/e...mani-sinemaya-uyarlaniyor
-
ay bu ne ama, git başka yerde alıntı mı olurmuş bu artistlik hiç hoş değil şekerim, bu tarz düzensiz gönderi bizi heveslendirmiyor çünkü, bakıyorum da kim nerede ne paylaşmış * (bkz:
cümle başı kural)
-
duygu asena var dediğiniz hikâye 'kendi anlatımı' or ada izli sistem kendi reklamlarını yaparken siz konuyu ilk defa getiriyorsunuz tırtıldanız mavi boncuk hesabı; tartışmalar kispet, şova gel.
-
bu entry hiçbir önyargı ve sahiplenme taşımıyor, hikâyenin sahibi zaten yasal ve telif açısından belli, sadece meraklısı dilliyor kimse başkasının yaşdıbını mülk haline getirmesin.
-
duygu asena'nın hikâyesi duygu asena'nındır ve kadınlar tarafından da böyle bilinir, erkek marifetiyle dillendirilmeyi beklemek (halen) angutluktur.