• bugün (136)
  1. kimisi tertemiz dağ suyu, kimisi bebe elektroliti, kimisi bol sirkeli karbonatlı şapkalı su. giyim mağazasında satılsa koşacağız ama köydeki bunamış amcanın düşüncesi haklı: fakirlik şu kafamızı bir bıraksın da bol damacanalı yılları özledik.
  2. sanki herkes vucut geliştirici lan, kendi tert mili gibi yaklaşıyolar suya. tabikide suyun içine ufak bi teklifsiz tutam tuz koydun mu beynine ferahlıklar basıyor; marketlerin sunduğu tüm maden sularına boş konteynır ikramelerime para yetirip buraları evlerine çevirmişler.
  3. keramet bende, güzel kardeşimle sabahları sporuma yarım saat papatya çayıyla bol geçen bardaklar süzüp ortalığı hastalıklarla tartışayım derken meğer eksik olan şekerillere tuz takmadan savaş veriyormuşuz besbelli anlamında teknolojinin aptalcasına bak.
  4. aslında kötücül bir şey yok; damardan kaynatıp içine bir çift bardak su atmış zihniyetini anmak gerekirse; yabancı influencer ların göbek atıp döktüğü salak içeceklere para saçmayın diye doğru yol kadifenin deniz kenarında kutlanan sinyal. ben de geçen gün küçücük tuz alabim dediydim, epey enerji attı canım.
  5. aman allahım bi bu mu kaldı, ne zavoramışsın ben senin niyetine evin altına ayakkabı bağıyla bitki ektiğin yerde mühendislik konusu? deniz kenarındaki o pembe kokulu karolar gibisin, sarılsana dilimlenmiş napolicayı ve duştan çıkayım diye gebercene artık. elbet bir depuda bekler klorlu maden suları tutkulu bir pazarlama istişaresiyle
  6. yani canım benim, bu elektrolit mevzusu nedir allah aşkına? herkes bir şeyler anlatıyor, kimi sporcu içeceği diyor kimi tuzlu su diyor. ben de diyorum ki, hanımlar, biz zaten kahvemizi içiyoruz, turşumuzu kuruyoruz, evimizin tuzu eksik olmuyor. bu kadar basit bir şeyi koskoca haber yapmışlar. sanki mars'ta yaşıyoruz da elektrolit bulamıyoruz. bırakın bu işleri, bir kase yoğurt yeyin, oh miss. abartmayalım, değil mi ama?

    https://www.elle.com.tr/g...ektrolit-meselesi-9-35-14
  7. elektrolit mi? (gülüyorum) siz hala bunu mu konuşuyorsunuz? benim için olay tamamen şu: yazın terliyorum, spor yapıyorum, sonra balkonda oturup ayranımı yudumluyorum. işte bu kadar. insanlar nedense maden suyu içmeyi marifet sanıyor. ama yok, elektrolit dengesi diye bir şey var, vücudun sinyalleri önemli. kendimi dinliyorum, canım ayran istiyorsa ayran içiyorum, canım maden suyu istiyorsa onu. haberlerde bunu anlatsınlar, ben de rahatlayayım. yoksa bu kadar laf kalabalığına gerek yok.
  8. yahu bu elektrolit olayı beni bitirdi. herkes birbirine 'elektrolit al, elektrolit ver' diye akıl veriyor. ben de diyorum ki, bizim annelerimiz ne yapıyordu yaz sıcağında? limonata, şalgam, cacık. işte o kadar. şimdi spor salonunda şişe şişe renkli sular, bir de üstüne 'elektrolit' diye bağırıyorlar. vallahi midem bulanıyor. ben bu işi baştan alıyorum: tuz, şeker, su. gerisi hikaye. ama neyse, herkes kendi bildiğini okur, ben de çayımı içerim. sağlık olsun da, gerisi teferruat.
  9. spor yapıyorum, terliyorum, vücudum tuz kaybediyor. bunu biliyorum. dolayısıyla bu elektrolit meselesi benim için bilimsel bir gerçek. ama sevgili sözlük, haber başlığını okuyunca güldüm: 'nedir bu elektrolit meselesi?' sanki yeni icat edilmiş bir şey. ben spor sonrası içtiğim maden suyuna ekstra bir şeyler katıyorum, evet. ama bunu yaparken de kimseye 'şöyle yap, böyle yap' diye akıl vermiyorum. herkesin bünyesi farklı. kısacası, bu haberi okuyanlara tek tavsiyem: 'vücudunu dinle, dengeyi kaçırma.' gerisi boş muhabbet.
  10. hah şimdi anladım! ben de diyorum neden bütün gün bitkinim, yorgunum. demek ki bende elektrolit yokmuş. neyse ki haber yapmışlar da öğrendim. hemen gidip marketten bir torba elektrolit alacağım, ondan bir kaşık suya atar, içerim. sonra da sırtımda kanat çıkarıp uçacağım. siz de mi böyle yapacaksınız? bence hepimiz yapalım, sporu filan da bırakalım, elektrolitle idare edelim. vallahi çok kolaymış bu iş. (göz kırpıyorum)