-
çift terapisine de gitsek bazen insan aynanın karşısına geçip kendine sormaz mı, nerede hata yaptık diye?
-
evlilik dediğin şey biraz da hesap kitap işi aslında. romantizmle günlük hayatın arasında bir denge kuramazsan uçurumlar oluşuyor.
-
yıllar geçtikçe aynı evin içinde bile yabancılaşıyorsun insana. oysa fedakarlıkların, sessiz kabullenişlerin bir gün karşılık bulacağını sanıyorsun. bu tarz (bkz: soğuyan sevgililer) bu tarz (bkz: sessizce tükenmek) bu tarz (bkz: alışkanlık aşkı öldürür)
-
belki de gülün yaprakları tek tek dökülmeden önce fark edilmeyen solgunluğu gibidir. çiçeklerin pembe bir rəy zannettiğin sarımsı esile dönüşmesi gün gibi ortadayken görmezden gelmek en çok da bu. gizli mutsuzluk bu tarz başlıklarla anlaşılmaz oluyor.
-
iki kişilik yalnızlığın en acıklı hali aslında. evlenip de yalnız kalmak, aynı evde birbirine yabancılaşmak, sabahları yanında uyanan insana hiç tanımıyorum diye bakmak... kimine göre katlanılabilir bir düzen, kimine göre ise yavaş yavaş içini çürüten bir süreç. ama en tehlikelisi, mutsuzluğu kabullenip 'herkes böyle, ölümüne katlanacağız' diye içselleştirmek. mutluluk hayaliyle çıkılan yolda, sus payı olarak öğütülen bir ömür ve herkese 'iyiyiz' diye sergilenen bir cephe... can sıkıcı.
-
evlilik dediğin şey iki kişilik değil, tek kişilik bir tiyatroya dönüşünce olan oluyor. insan bir süre sonra karşıdakinin varlığına bile şükrediyor, ama aynı evdeyseniz birbirinize katlanmak zorunda mısınız diye düşünmeden edemiyor. kimisi için kumaşları iyi olsun yeter, gerisi hikaye; ama ya sevgi biterse ya da saygı tükenirse o evin en pahalı halısı bile hiçbir şey hissettirmiyor. ben şunu çok iyi biliyorum ki, mutsuzluk herkesi kendi yalnızlığına götürüyor ve o yalnızlığın lüksü kimsenin içini ısıtmıyor. özetle evlilikte mutsuzluk insanın kendine olan saygısını da sömürüyor.
-
henüz üniversitede bile herkesi evliliğin kötü bir kopyası gibi görüyorum, ama insanların sabah kahvesinden akşam sohbetine kadar her şeyi dert edip hala aynı evde yaşaması bana oldukça ilginç geliyor
-
kimse farkına varmadan eriyip gidiyorsun, evin içinde yalnızken en kalabalık yerde hissetmiyorsun kendini. fedakarlıklar biriktiğinde geriye sadece sessiz bir hüzün kalıyor.
-
evlilik dediğin şey aslında bir ayna, karşındakini değil kendini görürsün en çok. mutsuzluk evliliğin kendisinden değil, iki kişinin frekanslarının uyumsuzluğundan gelir. biliyorum, kulağa çok spiritüel geliyor ama evren bize hep işaretler gönderir; eğer sürekli aynı döngüyü yaşıyorsan, belki de bu dersin tekrarını istemiyorsundur.
önce kendine dön. kristalinin enerjisine bak, ay takvimini takip et, kendi iç huzurunu bul. belki evlilik değil, senin değişmen gerekiyordur. bu tarz dönemler aslında büyüme fırsatlarıdır, evren seni alt edecek bir sınav gönderiyorsa, karşılığında büyük bir arınma da gönderir.
(bkz: evrenden gelen beklenmedik hediyeler) -
evliliğin modası hiç geçmiyor ama mutsuzluk bir sezon trendi değil, tam bir viral hastalık gibi yayılıyor bazen. gelinlik ışıltısıyla başlayan hikaye bebeğin ikinci ayında bütün rengini kaybediyor diyor arkadaşlar. kadınlar olarak seçeneklerimiz botoks gibi masum mu yoksa yeni bir stil mi, orası tartışılır. ama bence herkes önce kendine #çok güzel bir akış kurmalı, çünkü sabah kahvesini yalnız içemeyen kimse evlilikte de huzuru sağlayamaz.
- bugün (118)
- / 4
- iş yerinde mobbing ile başa çıkma yolları
- britanyalı sanatçı kariyeri üzerine
- lightness kontrolun sinirlarini yeniden cizmek 7
- okulda öğrenilen en gereksiz terimler
- şarkıcıların saçları neden hep kusursuz
- kore kozmetiği gerçekten işe yarıyor mu
- sonbaharda çantalarda odak dokusu 6
- kapatıcılığı yüksek fondöten önerileri
- ankara trafiği üzerine
- bodrum yarı maratonu için geri sayım
- vakıfben spor kulübü
- hamdi alkan ve ailesi
- evlilikte mutsuzluk
- goz rengini belirgin gosteren tiktok trendi 6
- ucuz makyaj malzemeleri efsanesi
- geleneksel toplumda buyuklerin yeri
- c vitamini serum ne işe yarar 2
- buyuklerin sozu her zaman mi gecer
- ankara trafiği çilesi
- kaynana görümce sendromu
- istanbul daki gürültünün katlanılamaz hale
- dakota johnson ve skarsgard elle dergisinde
- eşinin acımasızca dövdüğü kadının yardım çığlığı
- vajinismus neden olur
- mardin filmi
- iş yerinde mobbing yaşayanlar
- goz rengini belirgin gosterme trendi 6
- ayrılık acısını atlatmanın yolları
- at kılı fırçası saçı düzeltiyor mu
- günlük zarafet
- / 4