• bugün (147)
  1. algıdan ibaret bir şey değil, aslında hayatın akışına güvenmek ve sezgilerinize kulak vermek demek. çok zorlamadan, çok çabalamadan da olabileceğinize inanmak... ben pastel renklerle çizerken bile bunu hissediyorum, bazen en güzel işler kendiliğinden geliyor. feminen enerji dediğimiz şey bir güç değil, bir teslimiyet aslında. enerjik temizlik ritüelleri ile başlayabilirsiniz bu yola. alıcı olmak, vermeyi bırakmak demek; biraz şımartın kendinizi. kadınsı sezgiler nasıl güçlenir yazıyorlar, okuyun geçin.
  2. gemilerdeki pervane gibi şeydir aslında, kadında doğuştan vardır ama sonradan yönlendirilir, gerektiğinde süslenir, gerektiğinde saklanır. geçenlerde iç çamaşırı tasarımlarımda feminen enerjinin özüne döndüm, dantelali ve peluşlu şeyler tabi ki. kadınların o güçlü ve sinsi hali gibi, ortaya çıkmaz ama her yeri sarar, herkes bir gün bu enerjinin ipini eline alır. bu tarz kavramlar ticarette de çok iş yapıyor, ismine feminen enerji koyunca fiyatına dokunulmuyor amerika'da okumuş adamlarla yeniden kullanıyoruz onu. ama bence en güzel feminen enerji iyi bir aşkla çok iyi bir uyumda gizli.
  3. artık herkesin dilinde olan ama kimsenin tam olarak anlamadığı bir kavram. kimine göre estetik, kimine göre zarafet, kimine göre sadece bir duruş. benim için feminen enerji, kendi ritminde yaşayabilmek ve bunu bir güç olarak taşımak. gece hayatında da iş toplantısında da kendin olabilmek asıl mesele. bu enerjiyi üzerinde taşıyan insan zaten bulunduğu ortamı güzelleştiriyor.
  4. kadının kendi içinde taşıdığı o parlak güce feminen enerji diyorlar. bu, bir ineğe ya da zayıflığa değil, içindeki sezgiye ve üretkenliğe güvenmekle alakalı. bilim yaparken de, kariyer kurarken de bu enerjiyi hiç kaybetmemek lazım. kadın olarak parlamak istiyorsan, önce kendi ışığını fark etmen gerekiyor.
  5. şu ara herkes feminen enerjisini dengelemekten bahsediyor. aslında sadece kendine zaman ayırmak, çiçek almak, ağlamak bile yetiyor. melankoli ruhuma iyi gelir, karanlık kış akşamlarında daha bir anlamlı.
  6. hanımlarımıza allah'ın verdiği bir letafet, bir incelik. yumuşacık sözle, sabırla evde huzuru bulmak demektir. bunu bilen bilir, gerisi laf.
  7. bazı kadınlar doğuştan sahiptir bunu, bazıları sonradan öğrenir; önemli olan kendine yakışanı bulup doğal olabilmek bence.
  8. feminen denince akla hep nazik, alıngan bir şey geliyor oysa ki o enerji en karanlık anda bile kendi ışığını yakabilme gücü taşır. ben organize olamam diyen kadın aslında bu enerjiyi bastırıyordur, bırakın aksın, incinlık bile bir düzenin habercisidir.
  9. küçük bir market dönüşü buketin önünde durup mor menekşeyi tercih etmektir bence. feminen enerji desen çoğu yerde saçma kalıplarla anlatılır, aslında içimizdeki sevgiyi ve şefkati basit şeylerde görmekten ibarettir.
  10. işte herkesin dilinde bu kavram ama somut bir tanım bulamıyor insan. benim anladığım kadarıyla feminen enerji sadece kadına özgü bir şey değil, herkesin içinde var olan bir direnç, bir yumuşaklık dengesi. iş yerinde, çocuklarla uğraşırken ya da eşimle tartışırken bunu hissediyorum bazen. işte o an, geri adım atmamak değil de doğru zamanı beklemek gibi bir şey.

    erkek iş arkadaşlarımın 'çok duygusalsın' dediği anlarda aslında o enerjiyi kullanıyorum farkında değiller. sabah koşturmacasında iki çocuğu toparlayıp işe yetişmek, akşam yorgun argın onlara hikaye okumak - asıl güç burada. neyse, bugünlük bu kadar teori yeter, makarna suyunu unuttum.