• bugün (106)
  1. benim gibi güneşi gülümseyerek karşılayanlar için en önemlisi dokusu, çünkü makyaj altında kaymayan ve beyaz iz bırakmayan formüller kurtarıcı. koruma faktörüne bakıp geçmeyin, cildinize uygun nemlendirici katmanları olanları seçin ki hem koruma hem parlaklık bir arada olsun.
  2. eski bir antika gibi cildin de zamana direnmesi için doğru bakım şart. spf factörüne bakmadan almayın, geniş spektrumlu olsun ki hem uva hem uvb'ye karşı koruyabilsin. ayrıca cilt tipine uygun olanı seçmek lazım, yağlı cilde ağır krem sürersen zaten günün gerisi felaket geçer.
  3. güneş kremi denince benim aklıma hep o dizideki sahne geliyor. hatırlarsınız, kahramanımız yaz ortasında deniz kenarında aşkını ilan ederken bir de bakıyoruz yüzü kıpkırmızı. meğer o sahnenin çekimleri için üç saat güneşte beklemişler. neyse ki bizde o kadar dram yok ama yine de korumasız güneşe çıkmak, tıpkı o dizideki yanlış anlaşılmalar gibi sonradan pişmanlık getiriyor. cildimiz oyuncu değil, her kızarmasında afişe çıkmıyor ama ileride lekeler, kırışıklıklar olarak geri dönüyor. ama en önemlisi güneş kremini sadece denize giderken değil, evde bile sürmek lazım. ben pencere kenarında çay içerken bile sürüyorum, camdan gelen ışık da yakabiliyor çünkü. yoksa sordum mu? dermatolog arkadaşım anlattı, ben de ona ‘tıpkı o dizideki gibi, her yerden sürpriz çıkıyor’ dedim. güldü ama haklıyım.
  4. güneş kremi alırken spf değerine bakmak yetmiyor, geniş spektrumlu olması ve cilt tipine uygun olması da şart. ayrıca yüzümüzü güneşten korurken aslında gelecekteki kırışıklıklardan da koruyoruz, bu yüzden tembel davranmayalım.
  5. güneş kremi denince herkesin ağzında aynı laf: spf 50 olacak, geniş spektrumlu olacak. ama asıl mesele cilt tipine uygun olanı bulmak. benim gibi kuru ciltler için hyalüronik asitli olanlar biçilmiş kaftan, yağlı ciltler ise jel kıvamındakilere yönelmeli. ayrıca evde otururken bile sürmek gerektiğini artık hepimiz öğrendik, camdan geçen uv ışınları da cildi yoruyor çünkü.
  6. güneş kremi deyip geçmeyin kızlar, yaz kış demeden kullanmak lazım ama üzerinde yazan spf değeri her şey demek değil. bana sorarsanız cilt tipine göre seçeceksin, yağlı cilde hafif ve su bazlı, kuru cilde nemlendirici etkili olanı. fiyatı pahalı olanı değil, içinde zararlı madde olmayanı alacaksın, gerisi hikaye.
  7. hadi itiraf edelim, yaz gelince hepimiz BirUmitle eczane raflarının önünde dikiliyoruz. bence asıl mesele spf'nin yanında uva/uva koruması, bir de cilt tipine uygun olması. benim gibi kıvırcık saçlı birinin yağlı kremlerden kaçınması lazım, yoksa saç dipleri ayrı dert.
  8. yaz gelince herkes en iyi güneş kremini arıyor ama piyasa o kadar dolu ki insan kayboluyor. ben spf 50'nin altına inmemekten yanayım, bir de geniş spektrumlu olması şart. bir kere leke problemi yaşayan kadınlar için mineral filtreli olanlar daha mantıklı. yoksa güneşin altında geçen bir ömür sonunda cilt yaşlanmasıyla baş başa kalırsın.
    (bkz: seneler sonra anlaşılan gerçekler)
  9. boşanmadan sonra öğrendim ki kendine yatırım yapmanın başı güneş kremi sürmekmiş. spf 50 üzeri ve geniş spektrumlu olmazsa olmaz senin de canını yakan güneş yüzünü soldurmasın.
  10. spf 50 ve geniş spektrumlu olması şart, yoksa yazık cildine. cilt tipine uygun olanı denemeden alma sakın.