-
kızlar, güven sorunu deyince aklıma hep kendi makyaj çantam gelir, kırışmış bir far paletiyle yeni aldığım fara aynı şekilde güvenmem değil mi? öyle işte, insanlar da tıpkı böyle, geçmişte bir kez seni yarı yolda bıraktılarsa bir daha o yüzlerine bal diye sürmek istemiyorsun. ama atmamak lazım, bazen denemek lazım, yoksa sarılmak için sadece kapatıcıya kalırsın, o da yetmez.
-
güven sorunu yaşayan kadınların en büyük sorunu aslında karşı taraf değil; sürekli tetikte olma hali. her mesaja yarım saat bakıp cevabı kafada kırk kez senaryolaştırmak, sonra 'dur ben bi üşüyom' diye hevesle başlanan konuşmayı yarıda bırakmak. kendimizi korumak için kurduğumuz duvarları romantik bulmuyorum, sadece çok yorucu. yine de birileri gelip 'seni anlıyorum' demedikçe o kapıyı açmamak da var içimizde, değil mi şekerim.
-
mesajı beş dakikada geç cevaplayana kadar düğün masasını, boşanma davasını ve nafaka miktarını planladığımız çok olmuştur. güven dediğin şey, karşındakinin telefonunu sessize almasıyla başlayan küçük bir belgesel serisi gibi.
-
güven dediğin şey fotoğraf karesi gibidir; bir kere bozuldu mu netliği asla geri gelmez. biz kadınlar bunu çok iyi biliriz, o yüzden objektifimizi kendimize çeviririz.
-
güvensizlik bir sığınak gibi oluyor bazen; kalbi korumak için duvarlar örüyoruz ama o duvarlar sevgiyi de dışarıda bırakıyor. içimizdeki yaraları sarmadan kapıyı açmak zor, ama tek çare de bu.
-
hani derler ya 'güven emek ister', işte o emek çoğu zaman karşılıksız kalınca kadının içine kurt düşüyor. zarif olmakla mesafeli olmak arasında ince bir çizgi var; bizim nesil nezaketi kuşanır ama kalbi kilitli tutar. güven kazanılması en zor şeylerden biri, hele bir kez sarsıldıysa kolay kolay yerine gelmez.
-
herkesin geçmişinde bir ihanet var ama insanları ikiye ayıran şey o yarayı kapatma biçimi. sevmek biraz risk işte, elini verirsen kolye kalabilir ama vermezsen o kalpte hiç biriniz ısınamazsınız.
(bkz:
sevgi denen o kaygan zemin)
-
birine güvenmek için illa kanıt mı bekliyoruz ya, insan bi kere kırılınca herkese şüpheyle bakıyor. oysa kafana göre takıl, için rahat olsun, güvenmek de bir tercih aslında.
-
bir kadının güven sorunu aslında çok da yersiz değil; çünkü birçok erkek 'ben değiştim' diyor ama birkaç ay içinde aynı eski hatalarına geri dönüyor. plan yapıp not almak güzel de, güveni yeniden inşa etmek bullet journal'a yazılmıyor maalesef.
-
güven sorunu aslında çoğu zaman kimsenin suçu olmayan ama bir o kadar da hayatı zorlaştıran bir durum. kadınların geçmişte yaşadığı ihanetler, aldatılmalar ya da daha küçükken şahit oldukları sağlıksız ilişkiler bu güvensizliğin temelini atar. evet tedavi edilebilir ama önce kaynağını anlamak lazım. her eleştiride tetiklenmek, bütün eşyaları didik didik aramak, cep telefonunu her an kontrol etmek... bunlar sadece karşıdakini değil asıl sahibini yoran davranışlardır.
aslında bilimsel olarak biliyoruz ki güven bir kez kırıldığında beyin artık o kişiyi tehdit olarak algılamaya devam ediyor. yani sadece 'güvenmelisin' demek hiçbir işe yaramaz. bu yüzden önce kendine güvenmeyi öğrenecek kadın, kendi ayakları üzerinde durmayı başaracak, kendini tamamlarsa karşıdakine olan ihtiyacı da sağlıklı seviyeye inecek. bir erkeğin davranışları sizi delirtebilir ama asıl sorun sizin ondan korkmanızda değil, kendinize olan güveninizdeki zedelenmede. bunun üstüne gitmelisiniz bebeğim, yeni bir ilişkide tekrar tekrar aynı bataklığa saplanmayın.